Kategori: agorafobi

agorafobi

Agorafobinin Gerçek Yüzü

Agorafobi

Fobiler arasında sık görülen Agorafobi eskiden yalnız meydanlardan, açık yerlerden korku olarak bilinmekteydi. Günümüzde ise Agorafobi çok daha geniş anlam taşımaktadır. Yalnız kalmaktan, yalnız sokağa çıkmaya kadar, kalabalık yerlere girmekten, sinema, tiyatro, otobüs, köprü, pasaj, asansör, uçak gibi yerlerde duyulan korkular ve bu yerlerden kaçınma davranışı artık güncel literatürde Agorafobi sayılmaktadır.

Kişilerin yaşantısını olumsuz bir biçimde etkileyen bu durum insanların çoğu zaman istemediği durumlar içerisine sokmaktadır. Bazı durumlarda ise tamamen toplumdan soyutlanma ile sonuçlanan, ilişkilerini derinden etkileyen ve ekonomik anlamda ağır sonuçlar doğurabilen bir durumdur.

Bireyin bir yerden kurtulamayacakmış gibi tıkanıp kalması, yardımsız ve çaresiz kalacak gibi olması ve ileri derecede utanılacak bir duruma düşecek hissi ile gelişen korku halidir. Hastaların bir kesimi daha önce geçirmiş oldukları bir panik nöbetinin tekrarlama korkusu yüzünden yalnız başına sokağa çıkamamakta, kalabalığa giremekte ve otobüs vs gibi ulaşım araçlarını kullanamamaktadır. Bu durum DSM-IV’ e göre Agorafobili Panik Bozukluk olarak adlandırılmaktadır. 

Tedavisi Nasıldır?

Panik Bozukluk öyküsü olmayan Agorafobide ise hasta, korkmaktan korkmaktadır. Panik atak öyküsü olmayan Agorafobi çok sık görülmemektedir. Ağır Agorafobikler, yaşamın bir çok etkinliğinden uzaklaşmaktadırlar. Bir süre sonra yaşamları o kadar kusıtlanabilir ki zamanla ciddi çökkünlük durumlarına girebilmektedirler.  Bu tarz panik bozukluk ve fobilerin tedavisinde ekip yaklaşımının ve uzman desteiğinin önemi büyüktür.

Günümüzde BDT destekli sanal gerçeklik terapisi uygulamalarıyla bu rahatsızlığın tedavisinde çok olumlu sonuçlar alınabilmektedir. Kişinin yüzleşmekten kaçındığı durumlara kontrollü bir şekilde maruz bırakılması esasına dayanan bu yöntemle duygunun kök nedenlerine inilerek detaylı analiz yapılabilmektedir.  

 

Panik Bozukluk

Sanal Gerçeklik Terapisi