Kategori: psikolog-istanbul

Korona virus psikolojik etkileri Alen Psikoloji

Pandemi ve Post-Pandemi Döneminde Sürdürülebilir Psikoloji

Yeni tip koronavirüs (COVID-19) pandemisinin tüm dünyada yarattığı fiziksel etkilerine hepimiz şahit olduk. Doğal afetler içerisinde neredeyse en geniş kitlelere zarar veren veya yok eden bu biyolojik afet fiziksel etkilerinin yanı sıra psikolojik ve davranışsal sorunlara da yol açmakta. Bu derece ciddi bir küresel salgının fiziksel etkilerinin yanında bireyin psikolojisi üstündeki etkilerini, hem özel hayatında hem de iş hayatında bu etkiler ile başa çıkmak için gerekli psikolojik dayanıklılığı artırma yöntemlerinden bahsetmeye çalışacağız bu makalemizde.

Koronavirüs ve belirsizliği anlamak

2019 yılının sonlarında Çin’in Wuhan kentinde başlayan ve Türkiye’ye ve diğer ülkelere yayılmasına hiç ihtimal vermezken bir kaç ay içerisinde tüm dünyayı kasıp kavuran bu salgın hayatın doğal akışı içerisinde ne derece bir belirsizlik ortamında yaşadığımızın göstergesi. Bilim ve teknoloji nekadar gelişmiş olursa olsun veya hayatımız hernekadar planlı ve yolunda olursa olsun beklenmedik olaylar veya gelişmelerle karşılaşmamız hayatın akışının bir parçasıdır. Zira herşeyin kusursuz, düzenli ve tahmin edilebilir olduğu bir ortamda acı, kaygı, neşe, mutluluk üzüntü gibi hayata anlam veren duygularımızda olmazdı.

Normal hayatta salgın veya bunun gibi gerçek bir yaşamsal tehdit olmasa bile ailemiz, sağlığımız, kariyerimiz, ekonomik durumumuz gibi bir çok konuda beynimiz yakın geleceğe dair tüm olumsuz ihtimalleri tarar ve  belirli miktarda kaygıyı normal olarak oluşturur. Bu ilkel olarak hayatımızı ve türümüzü sürdürmek; modern zamanda ise statüyü ve iyi olma halini sürdürebilmek, olası riskleri ortadan kaldırmak amacıyla evrimsel sürecimiz boyunca geliştirilmiş koruyucu bir mekanizmadır. Ancak bu durum koronavirüs salgını gibi yaşamsal bir tehdit oluşturduğunda, minimum düzeyde olan bu kaygı miktarı artar ve uzun süreli olarak var olduğunda ruhsal sorunları da beraberinde getirebilir.

Dostoyevski’nin dediği gibi ” Belirsizlik, en kötü ihtimalden daha acı vericiydi…”

 

Uzun süren kaygı, korku ve stresin bireylerin psikolojisi üzerindeki olumsuz etkileri

İçinden geçtiğimiz ve yaşam tehditi oluşturan bu süreçte hepimizin şahit olduğu gibi kaygı ve korku farkettiğimiz veya farketmediğimiz pek çok davranış değişikliğine neden olabiliyor. Özellikle bu koronavirüs pandemi sürecinde gözlemlediğimiz  stoklama, sürekli haber alma, hastalanmaktan korkmak gibi endişelerin yanında gerekli koşullar sağlanamadığında iş gücünü sürdürememek, geçimini sağlayamamak, okulunu bitirememek gibi pek çok kaygı faktörü bir arada kişinin aşırı kaygı yüklemelerine ve ciddi ruhsal sorunlara neden olabilmektedir.  Kaygı ve stress düzeyi hangi seviyede olursa olsun uzun süreli olarak maruz kalındığında ve başa çıkılamadığında beraberinde endişe, karamsarlık, çaresizlik gibi depresyon belirtileri getirebilir.

Salgının diğer bir olumsuz etkisi koronavirüsün bulaş yoluyla aktarılması ve bunun sosyal izalasyona neden olmasıyla günlük yaşamda kısıtlanmalar ve yanlızlaşmaların olmasıdır. Bu durumda içe kapanma, sosyal olarak kendini yeteri kadar gerçekleştirememesi gibi sorunlardan dolayı davranış bozukluğu ve psikolojik reaksiyonların tetiklenmesine veya geliştirilmesine neden olabilir.

Pandemi ve pandami sonrası iş hayatı

Son zamanlarda içerisinden geçtiğimiz Covid-19 pandemi sürecinde hernekadar sağlık ve diğer hizmet çalışanlarımız fedakar bir şekilde görevlerini sahada sürdürebilselerde Türkiyedeki kamu ve özel kuruluşlarda çalışan özellikle beyaz yaka olarak tabir edilen ofis çalışanlarının  %96 ‘ sının evden çalışmaya geçtiğini bildirmiştir. Küresel bir pandami krizi ile gelen bu ani değişimde ve yavaş yavaş ofislere ve yeni normal hayata dönmeye başladığımız post-pandemi sürecinde öncelikli olarak bireylerin ve yakınlarının psikolojik güvenliğini sağlamak kamu ve özel kuruluşların önceliği olmuştur. Böyle bir süreçte evde karantina altında sosyal izalasyonu sağlayarak aynı zamanda iş hayatındaki performansı sürdürebilmek bir çok kişi için ilk etapta zor olsada bir süre sonra benimsenerek başarılı bir şekilde uygulanmış görünüyor. Tabi bunu yaparken iş ve özel hayat dengesinin sağlanabilmesi, çocuklar için eğitim görevinin ebeveynlerin üstlenmesi gibi zorlukların olması bu durumun kimi aileler için uzun süreçte fiziksel ve psikolojik olarak olmasına neden olmuştur.

Evden çalışmanın her nekadar trafikten kaçınma, uyku süresinin artması, beslenme, işe odaklanabilme gibi olumlu yanları olsada bir çok firma uzun süreli izalasyon ve yanlızlaşmadan dolayı takım performansı, ekip dayanışması ve ayrıca yaratıcılık gibi konularda olumsuz geri bildirimlerde de bulunmuşlardır.  Bu nedenle tüm kurum ve özel kuruluşlar için ticari faliyetleri ve iş devamlılığını sağlayabilmek, çalışanlarının psikolojik dayanıklılığını ve farkındalığını artırmak adına koruyucu psikolojik destek hizmeti sağlayabilmeleri çalışanların otonom bir şekilde kendi duygu ve düşüncelerini incelemeleri ve davranışlarını kontrol altına almaları konusunda son derece faydalı olacaktır.

Bu tarz bir koruyucu psikoterapi hizmeti sağlanırken aşağıdaki süreçlrti izelenmesi ve terapinin kapsayıcı olması önemlidir.

  • Bireysel psikoterapi ile mevcut sorunları kişiye özel birebir seanslar ile tespit etmek ve pandemi öncesi veya pandami sürecinde bireysel psikoterapi aktiviteleri kapsamında çözüme kavuşturmak.
  • Pandemi sürecinin psikolojik etkileri açısından öncelikle kişinin bireysel farkındalığı ölçmek ve bireyin kendisi/ailesini koruması için gerekli azami bilgiyi edinmesini sağlamak.
  • Post-pandami sürecinin iş ve özel yaşamda olası psikolojik reaksiyonları özelinde psikolojik güvenlik güvenlik altyapısını oluşturabilmek amacıyla koruyucu eğitim sağlamak.

Koronavirüs pandami sürecinde ve sonrasında yeni normal düzende belirli bir miktarda olsa uzaktan çalışma hayatının benimseneceği gerçeği ile  uzaktan iletişimin ve etkileşimin, bireysel sorumluluğun, güvenin önemi artacak; bu tarz koşullara uyumlu, dayanıklı, adaptasyon yeteneği güçlü bireyle iş mülakatlarında öne çıkacaktır.

Ruh sağlığı kalkanı olarak farkındalığı ve dayanıklılığı artırmak

Hepimiz biliyoruzki insanoğlunun çözemeyeceği bir sorun yoktur ve bu konuda da aşısının bulunarak Koronavirüs’ün ve buna bağlı gelişen psikoloik etkilerin hayatımızdan çıkacağı günlerde olacaktır. Bu aşamaya gelene kadar biz bireysel olarak bağışıklık sistemimizi düşünüp koruduğumuz gibi ruhsal dengemizi de korumamız ve bu olumsuz duygularla sağlıklı bir şekilde başa çıkmayı öğrenmemiz gerekmektedir. Rutinlere geri dönmek, yeni hobiler keşfetmek, yalnız olmadığımızı hissettirecek kişiler ile online da olsa iletişimde olmak ruh halimizi dengelememize yardımcı olacaktır.

Bu süreçte kendimizi tanımak hangi duygu ve düşüncelerin kaygı ve korku mekanizmamızı tetiklediğini bilmemiz gerekir. Böylece hem sosyal hayatımızda hem de iş hayatımızdaki olası zorluklar ile daha kolay baş ederek ve davranışlarımızı kontrol altına alarak en az zararla bu süreci atlatmış olacağız. Ama unutulmaması gereken en önemli gerçek bir sonraki krize hazırlıklı olmamız gerektiğidir. Bunun küresel çapta bir salıgın, şiddetli bir deprem, ülkemizle alakalı bir kriz veya ailemizle alakalı bir sorun olmasının bir önemi yok, sorun ne olursa olsun vicudumuzda çalışacak kaygı ve stress mekanizmalarının aynı olacağını ve nekadar hazırlıklı ve dayanıklı olursak okadar az zararla atlatacağımızı, belki biraz esneyeceğimizi ancak kırılmayacağımızı bilmemiz gerekir.

çatışma

Sağlıklı Çatışma Yönetimi

Çatışma nedir?

Çatışmalar gerek özel hayatımızda gerekse iş hayatımızın kaçınılmaz bir parçasıdır. Çatışmalar yönetilmeye açık enerji kaynaklarıdır ve iyi yönetilmediğinde psikolojik güvenliğimizi ve ruh sağlığımızı olumsuz yönde etkiler. Çatışmanın konusu aile veya iş ortamında her ne kadar değişse de temelde tek dayanağı bireyler arasındaki farklılıktır. İnsan doğası ve çeşitliliğinden dolayı var olan fikir, çıkarlar, üslup, karakter, kültür, kuşak, algı, cinsiyet, normlar, değerler, inanç, bilgi, öncelikler, hedef, yöntem ve beklentiler gibi farklılıklardan ortaya çıkar.

Çatışma hayatımızda kaçınılmazdır ve sağlıklı yönetildiğinde yıkıcı olmaktan çok yapıcı da olabilir.  Tekniğini bildiğinizde yapıcı olarak ilişkinin korunması, sorunların çözümü ve uzlaşma konusunda üstünlük sağlayabilirsiniz. Çatışma yönetiminde muhakeme gücü önemlidir. Anlaşmazlığa neden olan kaynak iyi gözlemlenir ve analiz edilirse gerekli çözüm tekniği üretilerek bir krize neden olmadan  kolayca kontrol altına alınabilir. Burada temel çatışma kaynakları konu ve muhataplardır. Çatışma yönetimi süresince kişinin duygusal esnekliğe sahip olması tepkilerini kontrol edebiliyor olması işini oldukça kolaylaştıracaktır. Ancak bu seviyede bir kontrol gücü ve duygusal çeviklik ya uzun bir deneyim süreci ile ya da profesyonel olarak alınmış bir psikolojik destek eğitimi ile mümkündür.

 

Aile içerisinde çatışmaları yönetmek mümkün müdür?

Özel hayatta muhataplar eş, ebeveyn, çocuklarımız,  arkadaş veya aile bireylerimiz olabilir ve bu durumda temleden var olan duygusal bağlar söz konusu olduğundan diğer ortam çatışmalarından daha yıpratıcı ve zor olur genelde. Bu durumda konu aile olduğunda daha hassas davranmak ve konuyu daha detaylı muhakeme etmek sağlıklı bir çatışma ve sorunsuz bir uzlaşma sağlamak açısından önemlidir. Dünyada hiçbir ilişki yoktur ki beklenti olmasın. Bu gibi anlaşmazlıklarda çatışma konusunu, beklentilerin ve karşılıklı ihtiyaçları iyi analiz edilmesi, çatışmanın kurulmuş olan nezaket ve güven bağını incitmeyecek şekilde yönetilmesi, ailenin ruh sağlığının zarar görmemesi için oldukça önemlidir. Örneğin, eşinizin arkadaşları veya akrabaları ile daha çok zaman geçirmek istemesi ve sizin buna bir şekilde karşı çıkıyor olmanız. Bu durumda karşılıklı ihtiyacın belirlenmesi ve durumun nezaket ve güveni sarsmadan müzakere edilmesi önemlidir.  Eğer bu durum kontrol edilemiyorsa ve çatışma yıkıcı/zarar verici olmaya başlıyorsa bir aile ve çift psikoterapisi desteği almak oldukça elzemdir. Başvurulan psikiyatri hekimi veya psikolog uzmanlık konusu olarak durumu muhakeme eder.

Psikoterapi Desteği

Psikoterapist aileyi bir bütün olarak ele almakla birlikte her iki bireyi ayrı ayrı inceleyerek kaynakları belirler; çatışmayı çözemez belki ancak gerekli farkındalığı oluşturarak çatışmanın sağlıklı olarak tarafları yıpratmayacak şekilde yönetilmesini sağlar.  Bu desteğin alınması yönetilmemiş çatışmadan dolayı oluşacak diğer sorunları engeller. Zira yönetilmemiş çatışma yok olmaz ancak yön değiştirir. Yani evde sağlıklı olarak yönetilmemiş ve çözümlenmemiş bir çatışma kişinin iş hayatında veya faklı bir ortamda faklı bir tepki biçiminde vuku bulacaktır. Örneğin evde eşiyle tartışmış ancak bir çözüme varılmamış bir anlaşmazlık ertesi gün patronunuzla veya bir iş arkadaşınızla sebepsiz yere basit bir konudan dolayı tartışmanıza neden olabilir. Aynı şekilde iş yerinizde patronunuzla veya iş arkadaşınızla yaşadığınız ve yönetilememiş bir çatışma evde çocuğunuza yersiz yere azarlamanıza ya da trafikte tanımadığınız biriyle münakaşa etmenize sebep olabilir.

Özel ilişkilerin olmazsa olmaz unsurları güven, ilgi ve nezakettir. Güven tüm ilişkilerde olduğu gibi aile, eş ve arkadaşlık ilişkilerinde taşıyıcı kolondur. Nezaket ilişkiyi sağlıklı tutar, ilgi ise ileriye götürür ve ilişkininin dinamiğini belirler.

 

 

Peki ya iş hayatımda çatışma ve anlaşmazlıkları nasıl yönetirim?

İş hayatındaki çatışma faktörleri işin içeriğinden veya sektörden bağımsız ve suni olarak bilinçli bir şekilde konumlandırılmışdır. Zira şirketler ve kurumlar gelişmek ve kalkınmak için çatışmalardan beslenirler. Hangi sektör olursa olsun iş ortamı ve organizasyon tasarımı bunu temel alarak kurgulanır.  İş hayatındaki sağlıklı çatışma tekniği ise proaktif davranarak hazırlık yapmak ve iletişim yöntemleri geliştirmektir. Bunu doksan dakikalık bir futbol maçına benzetebiliriz. Nasıl musabakadan önce  karşı takım ve takımın  oyuncuları tek tek analiz edilir ve ona göre strateji belirlenirse iş hayatımızdaki iletişim ve çatışma yöntemlerimizi de bu şekilde kurgulamamız gerekir.

İletişimde en kolay çözülebilecek faktör fiziksel engellerdir. Her zaman tüm iş arkadaşlarınıza erişilebilir olduğunuzda bu ortadan kalkacaktır. Psikolojik engeller fiziksel engellere nazaran kontrol edilmesi daha güçtür. Birinin size ön yargısı olmadan doğrudan iletişime geçebilmesini sağlamak kolay sağlanabilen bir özellik değildir. Özellikle yargısız ve dürüst bir geri bildirimin henüz normalleşmediği kültürümüzde bu oldukça güçtür. Bu gibi iletişim sorunları, bireysel veya kariyer çıkarlar iş hayatındaki çatışma kaynaklarının en temel unsurlarıdır.

Çatışan Rolleri

Çatışmada kişilerin rolleri kişilik tiplerine ve deneyimlerine göre belirlenir. Çatışma konusu, kaynağı ve ölçülmüş riske göre taraflardan biri kaçınmacı, iş birlikçi, kabullenen veya rekabetçi olabilir.  Konu ve ortam ne olursa olsun en üst katmanda herzaman içinde yaşanılan toplum kültürü vardır. Monokronik toplumlarda proaktif(temkinli) yaklaşım vardır ve önceden planlı olduğundan müzakerelere/çatışmalara hazırlıklıdırlar. Tepkileri daha profesyonel ve çözümcüdür. Psikolojik olarak esneklerdir ve çatışmalar yıpratıcı değil aksine yapıcıdır. Örneğin, Almanya veya İngiltere.  Polikronik toplumlarda ise reaktif (tepkisel) davranış söz konusudur. Yani ön hazırlık olmadan olay anında hazırlıksız yakalandıklarından çatışmayı yönetemezler ve duygusal karşılık kaçınılmazdır. Bu duruma alışmış bireyler o anda doğru tepkiyi veremediklerinden olay geçtikten sonra aksiyon alırlar. Yönetilememiş çatışmadan  dolayı iş ve özel yaşamları arasında bu tepkiler rol değiştirerek ortaya çıkar ve yıpratıcı olur.

Çatışma yönetimi kaynağı veya ortamı nasıl olursa olsun öncelikle kaynağı ve muhatabı tespit edilmelidir. Çatışmaya konu olan muhatapları tespit ve analiz ederek uygun çatışma yöntemine (kabullenen, kaçınmacı, iş birlikçi veya rekabetçi) karar vermektir. Belki kendinize aşağıdaki soruları sorarak çatışma sürecinde duruşunuzu, yönteminizi ve amacınızı doğru bir şekilde belirleyerek  anlık tepkilerinizi kontrol edebilir ve yönetebilirsiniz.

Gerçekten konu nedir?

Konu sizin için ne kadar önemli?

Çatışmaya dâhil olan ve sonucundan etkilenecek kişiler kim?

Bu kişi(ler) ile olan ilişkim ne kadar önemli?

Karşınızdaki insanı kaybetmemek konu üzerinden elde edeceğiniz çıkarlarınızdan daha mı önemli?

Çatışmadan kaçınırsam ne kaybederim?

Kazanırsam elime ne geçecek?

İş birliği yapmak diğer durumlara göre ne kazandıracak?

Bunu çözebilecek yeteri kadar sürem var mı?

Çift ve Aile Terapisi

istanbul'da psikolog

İstanbul’da Psikolog İhtiyacı

İstanbul’da Psikolog Neden İhtiyaçtır?

İstanbul 15 milyonu aşan nüfusuyla dünyanın en büyük şehirlerinden biri haline gelmiştir. Toplumun her kesiminden insanı barındıran bu şehirde yaşamanın getirdiği birçok kişisel problem de kaçınılmazdır. Bunların başında ise trafik, geçim sıkıntısı, sağlık gibi birçok etmene bağlı olarak gelişen psikolojik problemler gelir. Psikolojik problemlerin aşılabilmesi için kişiler bu alanda yetişmiş deneyimli kişilerden bu hizmeti alabilmektedir. İstanbul’da psikolog bulmak ise çok itinalı bir şekilde hareket edilmesi gereken bir konudur. Psikolog İstanbul gibi çok uluslu, kalabalık ve günümüz yaşam zorluklarının tümünü barındıran bir şehir için vazgeçilemez bir unsurdur.

Psikolojik problemlerin aşılabilmesi için veya danışmanlık amacıyla hizmet veren çok farklı tipte hizmet tipleri bulunmaktadır. Yaşam koçu, bireysel danışman, bireysel terapist ve bunun gibi çok farklı başlıklarda sunulan hizmetlere karşı dikkatli olunması gerekir. İnsan psikolojisi insan beyninin bir ürünü olarak şekillenir ve çoğu zaman bilinçli bir şekilde yapılacak psikoterapi çalışmalarıyla yoğurulup kontrol altına alınabilir. Nasıl ki diğer organlarımızla ilgili rahatsızlıklarımız için uzmanından destek alıyorsak bunun için de İstanbul’da hizmet veren psikolog veya psikiyatristlerden hizmet alınması önemlidir.

Psikolog, Klinik Psikolog ve Psikiyatrist

Psikolog ünvanı Fen-Edebiyat bölümü Psikoloji bölümü mezunları tarafından sahip olunan bir ünvandır. Psikoterapi faaliyetlerinde bulunmak için buna ek olarak en az iki yıllık Klinik Psikoloji yüksek lisansı yapmak gerekir. Sonrasında ise 4 yıllık da klinik psikoloji doktorası ile daha odaklı hale gelinebilmesi mümkündür. Psikiyatrist ise tıpta 6 yıllık eğitim sonrası alınacak 6 yıllık uzmanlık eğitimi ile alınabilen bir ünvandır. Psikiyatrist ile klinik psikolog ve psikolog arasındaki temel fark psikiyatristin tıp doktoru olarak somatik ve anatomik bilgiye sahip olması ve ilaç yazma yetkisinin olmasıdır.

İstanbul’da psikolog veya psikiyatrist hizmetleri Kadıköy ve Şişli bölgeleri başta olmak üzere büyük ilçelerde rahatlıkla ulaşılabilecek hizmetlerdir. Bu hizmetler ağırlıklı olarak psikolojik danışmanlık merkezleri veya hastaneler kanalıyla sunulur. Psikolog İstanbul hizmetleri için bu kanalları kullanmak mümkündür.

Psikolojik rahatsızlıklar için çoğu zaman sadece klinik psikologlar tarafından sağlanan psikoterapi yeterli olmakla birlikte bazı durumlarda psikoterapiye ilacın da eşlik etmesi gerekebilir. En doğru yöntem yetkin psikolog ve psikiyatristler tarafından takip edilecek ve uygun destek için yönlendirilecektir.

Psikolog İstanbul başta olmak üzere tüm şehirlerde hayatın daha rahat yürütülebilmesi için mutlaka ulaşılması gereken kişidir. Bu hayatın bir döneminde oluşan bir ihtiyaç da olabilir, süreklilik de söz konusu olabilir.

 

 

psikolog istanbul anadolu

Psikolojik Sorunlar İçin Mutlaka Destek Alınmalıdır

Psikolojik Sorunlar ve Destek – Psikolog İstanbul Anadolu

Özellikle son dönemlerde içinde bulunduğumuz çevresel, sosyal, kültürel, ekonomi gibi durumlardan dolayı gün içerisinde yaşanan büyük stres ile birlikte insanlar çok büyük problemler yaşayabilmektedir. Bunlar içerisinde aile arasında yaşanan durumlar ya da  insan ilişkilerindeki sorunların yanı sıra yine yoğun iş temposu kapsamında gelen yorgunluk ve stres gelir. Kişinin psikolojik açıdan karanlık bir yöne doğru gitmesi neden olabilir. Bu da zaman içerisinde bir de bunalım durumlarını ortaya çıkarmaktadır. Kişinin bunu tek başına yenemeyeceği bir duruma getirmektedir. O yüzden de bu durumlarda mutlaka profesyonel bir destek almanın önemi oldukça büyüktür. Psikolog İstanbul Anadolu

Özellikle de başta İstanbul olmak üzere birçok değişik büyük şehirde yaşanan kalabalık ve yoğunluktan ötürü gelen bu tür stresle başa çıkmak adına farklı kaynaklardan destek alınabilir.

Psikolojide Profesyonel Destek önemlidir

İnsanlar genel olarak farkında olmadan bir takım psikolojik durumların içerisine düşebilmektedir. Hatta birçok kişi bu tür durumları çok fazla ciddiye almadığından zaman içerisinde daha büyük bir çıkmaza doğru gitmekte ve baş edemez bir hale gelebilmektedir. Bu da ortaya giderek toplumdan soyutlanan bir durum çıkarmakta. Hatta işi bırakıp evden dahi çıkmama gibi sorunları da yanında getirebilmektedir. Bu nedenden dolayı da mutlaka birebir olarak gerçekleştirilebilecek ve bu alanda büyük tecrübe sahibi; uzman psikolog veya danışmanları eşliğinde seanslar alınmalıdır. Yapılacak olan bu seanslar neticesinde danışan  gerekli içgörüyü alır ve kendi durumunu kontrol etmeyi öğrenir böylece olumlu sonuçlar alınarak daha pozitif bir ruh hali içerisine girilebilir.

Hayata daha doğru bir açıdan bakma şansı veren bu seanslar sayesinde kişi içine girdiği karanlık ruh halinden çok kısa bir süre içinde çıkma şansını elde edebilir. Her insanın kendi içerisinde bir takım az ya da çok boyutta psikolojik sorunu vardır. Ancak bunlar belli bir süre sonra hala devam ediyorsa o zaman mutlaka psikolojik destek alınmalıdır. Bu bağlamda İstanbul içerisinde veya diğer şehirlerde farklı danışma merkezlerden profesyonel hizmet alınabilir. Günümüzde böyle bir hizmeti sunan psikolog istanbul Anadolu yakası başta olmak üzere birçok farklı destek merkezi ile hizmet vermektedir.

Sıkılmadan Psikolojik Destek

Tüm dünya ile birlikte özellikle de Türkiye’de birçok insan psikolojik bir destek almaktan çekinir. Bunun gereksiz olduğunu ve işe yaramayacağını düşünür. İnsan yapısı başlı başına zaten hassas olduğundan dolayı mutlaka başa çıkılamayacak birtakım sorunlar insanları yaşamları boyunca farklı dönemlerde bulabilmektedir. O yüzden bu konuda psikolog istanbul Anadolu yakası ya da Avrupa yakası konusunda her nerede olursa olsun mutlaka uzman bir destek alınmalıdır. Hayata daha pozitif açıdan bakabilmek, kişinin kendini eğitmesiyle kendine ve insanlara daha ılımlı bir şekilde yaklaşabilmesi için mutlaka bir danışman desteği düzenli bir biçimde alınmalıdır.

Artık günümüzde çok uygun fiyatlar kapsamında sağlanan terapi hizmet sayesinde insanlar kendi duygu durumlarını analiz edebilecek seviyede farkındalık sahibi olmakta ve  kendisin yönlendirerek hayatı boyunca yaşadığı veya maruz kaldığı  birtakım problemleri de çok kolay bir biçimde atlatabilmektedir.

psikolog istanbul anadolu

Blog

Ergenlerde Psikolojik Danışmanlık

istanbul psikolog

Psikolojik Danışmanlık Merkezlerine Başvurmanın Sağladığı Faydalar Nelerdir?

Günümüzün değişen hayat standartlarının etkisi ile insanlarda farklı psikolojik sorunlarla karşı karşıya kalmaya başlamışlardır. Özellikle psikoloji biliminde yaşanan gelişmelerin de etkisi ile insan davranışlarındaki değişimlerin gözlenebilmesi olanaklı hale gelmiştir. Bu sayede normal psikolojik eğilim göstermeyen insanların tespit edilmesi kolaylaşmakta ve insanların psikolojik durumları ile ilgili doğru teşhisler ortaya konulabilmektedir. Bu doğru teşhisler sayesinde de doğru tedaviler uygulanarak, insanların bu olumsuzlukları atlatabilmelerinin önü de açılmış olmaktadır. ( istanbul psikolog )

Psikolojik Danışmanlık Merkezleri

İnsanların yaşadıkları ruhsal bunalımlar, akli hastalıkları gibi birçok olumsuzluğun tespit ve tedavi edilmesinde psikolojik danışmanlık merkezlerinin önemi çok fazladır. Bu yönü ile insanların yaşadıkları olumsuzlukları atlatarak, rahat ve huzurlu bir hayat sürebilmeleri için bu merkezlerden alacakları yardım çok önemli bir konumda yer almaktadır.

İnsan hayatında fiziksel olarak sağlıklı olmanın özellikle ruhsal sağlığa bağlı olduğu çeşitli araştırmalar ile ortaya konmuştur. Bu yönü ile psikolojik sıkıntıların çözümünde çeşitli uzmanları içinde barındıran psikolojik danışmanlık merkezi işletmelerinin olması gerekmektedir. Bu merkezlerde ortaya çıkan olumsuzluğun tespitinin en iyi şekilde yapılarak, bu tespitin niteliğine göre bu olumsuzluğun giderilmesine çalışılması, en iyi sonucun alınmasını sağlamada etkili olacaktır.

Psikolojik Danışmanlık Merkezlerinin Verdiği Hizmetler

Psikolojik danışmanlık hizmetleri, özellikle insanların her türlü olumsuzluklarının atlatılmasında görevlerini yerine getirmektedirler. Maddi olarak çözülemeyen manevi sorunların çözümlenmesinde etkili olarak kullanılan yöntemleri kullanan uzmanları bünyesinde barındıran, psikolojik danışmanlık merkezleri, ilaç kullanımını geri planda tutarak, kişinin kendi özü ile sorunu aşmasına yardımcı olmayı amaçlamaktadır.

Verdiği en önemli hizmetlerden bir tanesi hiç şüphesiz, bireylerin ruh sağlıklarının korunmasına katkı sağlayarak, dolayısıyla toplumun ruh sağlığını üst seviyede tutması olarak görülebilir. Toplumun sağlıklı bireylere sahip olmasında bu merkezlerin öneminin giderek arttığı gerçeği de unutulmaması gereken bir ayrıntıdır

Yeni neslin yetiştirilmesinde de farklı sorunlar ortaya çıkmakta ve bu sorunların aşılmasında da psikolojik danışmanlık merkezi işletmelerine çok büyük sorumluluk düşmektedir. Özellikle günümüzün değişen değerleri ve şartlarına göre değişkenlik gösteren ruhsal sıkıntılar ve hastalıklar, günümüzün en büyük sorunlarından sayılmaktadır. Bu sorunlar şüphesiz, bu konuda rehber olabilecek niteliklere sahip bir uzmanın yardımı ile aşılabilecektir. Bu yönü ile dikkat çeken psikolojik danışmanlık merkezleri, bünyesinde barındırdığı uzman psikolojik danışman ve psikiyatr doktorlar sayesinde bu konuda en iyi hizmeti verebilmeyi amaçlamaktadır.

Psikolojik sıkıntıların yanında ayrıca akıl hastalıklarının teşhis ve tedavisinde de çalışmalarını sürdüren bu merkezler sayesinde toplumun bu konudaki eksiklikleri en uygun şekilde kapatılmaya çalışılmaktadır.

En yaygın psikolojik sorunlardan bir tanesi olan depresyon, özellikle günümüzün stres yüklü ilerleyişinin bir sonucu olarak, çoğu kişiyi tehdit etmektedir. Kendini farklı davranışlar ile gösteren birçok psikolojik rahatsızlığın tedavisinin yapılmasında psikolojik danışmanlık merkezi kurumlarına çok fazla iş düşmektedir. Bu konuda yapılan çalışmalar ve araştırmalar ile psikolojik danışmanlık merkezlerinin işleyişleri etkili bir şekilde sürdürülmektedir.

istanbul psikolog

İletişim

Yetişkinlerde Psikolojik Danışmanlık