Kategori: <span>psikolog-istanbul</span>

psikolog ataşehir, pedagog, psikiyatrist anadolu yakası anadolu yakası

Karanlık Korkusu Yaşayanlar

Karanlık Korkusu – Psikolog Ataşehir

Özellikle küçük yaşlarda yaşanan etkileyici bir kötü durum karşısında daha çok meydana gelen karanlıktan korkma fobisi, birçok insanı çocukluktan itibaren yetişkinlik dönemine kadar takip etmekte ve özellikle geceleri dışarı çıkarken büyük bir rahatsızlık hissettirebilmektedir. Üstelik bu fobi karanlıkta kalındığı andan itibaren hemen kişiye büyük bir panik yaşatmakta; ve aydınlık olmadığı ya da ışıklar açılmadığı sürece de daha şiddetli bir hale gelmesine neden olabilmektedir. Bu durum anksiyete ile birlikte yaşanmakta ve bu yüzden de ortaya çıkan kaygı ve endişe kişiyi tam bir çıkmaza sokabilmektedir. ( psikolog ataşehir )

Karanlık olduğu zaman çevrede dokunacak bir şey bulamadığında ve bu durum uzun sürdüğü zaman kişi kendisini tıpkı bir uzay boşluğundaymış gibi hisseder; ve özellikle bir adım daha attığı andan itibaren sanki boşluktan aşağı düşecekmiş gibi bir his yaşar. O yüzden bu mutlaka iyi bir psikologtan destek alınması gereken en önemli durumlardan biridir.

Karanlıktan korkmayı yenmenin yolları

Toplumda büyük oranda insanların yaşadığı karanlıktan korkma dürtüsü özellikle geceleri dışarı çıkıldığı zaman; ara sokaklara girme sıkıntısı veya bununla beraber üstelik daha da ileri seviyelerde; sinema veya tiyatro gibi noktalarda da büyük bir rahatsızlık hissettirebilmektedir.

Zaman içerisinde çevrede ne olduğunu görememek ve bununla beraber yaşadığı anksiyete sorunu ve odaklanma problemini de yanında getirmektedir. Bu yüzden gidilen bir sinema ya da tiyatro ile birlikte konferans noktasında duruma odaklanmak büyük bir problem olabilmektedir. Bu da kişinin sosyal hayatı içerisinde büyük bir sorun yaşamasına ve ileri dönemlerde bunu daha da şiddetli bir şekilde devam ettirmesini neden olabilmektedir. O yüzden böyle bir konuda mutlaka destek alınmalıdır. Bu alanda birçok farklı tedavi yöntemi de bulunmaktadır. Uzmanların farklı telkin ve uygulamaları sayesinde; insanlar karanlıktan korkma gibi durumlardan büyük bir oranda ve bazı zamanlar tamamen kurtulma şansı elde edebilir.

Karanlıktan korkma fobisi ciddiye alınmalıdır

İlk başlarda hafif bir şekilde ortaya çıkan ve zaman içerisinde daha şiddetli bir hale dönen ve insanın sosyal hayattan koparan karanlıktan korkma fobisi; herkes tarafından ciddiye alınması gereken önemli bir sorundur. Bu bağlamda aslında bakılırsa günümüzde sanal gerçeklik yöntemi sayesinde kolay bir şekilde kurtulma şansı elde edilebilir.

Korkuları ile yüzleşmek için sanal gerçeklik içerisinde karanlıkta kalan kişiler zamanla bu fobiyi yenme imkânını bulabilmektedir. Tabii bunun yanında mutlaka iyi bir profesyonelliğe sahip uzmanlar tarafından da desteklenmesi büyük bir önem arz etmektedir. Farklı terapi seansları sayesinde ve sanal gerçeklik ile birleştiği andan itibaren kişi tamamen bu problemden kurtulabilmektedir.

psikolog ataşehir, psikolog, psikolog bağdat caddesi

Ana Sayfa

 

psikolog tavsiye

Psikolojik Danışmanlık Seçenekleri – Psikolog Tavsiye

Yetişkinlerde Psikolojik Danışmanlık Neleri Kapsar? Psikolog Tavsiye

Modern insanın çeşitli sorunlarına doğrudan yanıt verme arayışı içerisinde psikolojik danışmanlık en üst seviyelerde yer almaktadır. Bu tür hizmetin kapsamında amaç iyileştirme değil danışmanlık hizmeti vermektir.  Bu danışmanlık hizmetlerinin başında depresyon ile mücadele gelmektedir ki bunun için her zaman iyi ve tecrübeli bir psikolog tavsiye edilir.

 

Depresyon 21. yüzyıl içerisinde çeşitli etkilere ve çevresel faktörlere bağlı olarak gelişen ruhsal bunalımlar sonucu ortaya çıkmaktadır. En temel belirtisi ise hayattan keyif alamamak, yorgun uyanmak ve enerjisizlik olarak tezahür eder. Psikolojik danışmanlığın ise en temel hedefi depresyona neden olan etkileri doğru bir tespit ile ortaya çıkarmak ve daha sonra da bu nedenleri fiili olarak ortadan kaldırmaktadır.

 

Stres ve strese bağlı olarak gelişen anksiyete bozuklukluları da psikolojik danışmanlığın kapsamında ele alınmaktadır. Anksiyete bozukluklarının bir diğer adı da kaygı bozukluğudur. Örneğin üniversite sınavlarına hazırlanan bir öğrencinin sınav odaklı kaygılarının tespit edilmesinde profesyonel bir yardım ölçeği sunulmaktadır. Bu sayede nitelikli ve başarılı sonuçlara ulaşmanın ana izlekleri öğrenci ve psikolojik danışman arasında kurulan iletişimde sağlanmış olmaktadır.

 

Çağımızın en büyük sorunlarından biri de öfke kontrol sorunudur. Trafikte, sokakta, işte öfke kontrolünü sağlayamayan kişilerin tedavisi ve danışmanlıkları da; psikolojik danışmanlığın kapsadığı çalışma faaliyetleri arasında yer alır. Kişinin öfkesinin nedenleri tespit edilip üzerine gidilerek daha sakin, daha ağırbaşlı ve daha soğukkanlı bir birey olması yolunda psikolojik dinamikler ortaya çıkarılır. Modern insanın özellikle iş ve aile yaşamında kaygıya bağlı olarak karar verme yetilerinde de bozulmalar meydana gelebilir. Yetişkinler için özel hizmet dahilinde sunulan psikolojik danışmanlık; kişilerin karar verme mekanizmalarının da sağlama alınması açısından ciddi ve profesyonel yardımlar sunmaktadır.

 

Çift ve Aile Terapisinde Ele Alınan Konular

Çift ve aileler için psikolog tavsiye yöntemi ile alınabilecek hizmetler de söz konusudur. Bu hizmetlerden evliler faydalanabileceği gibi sevgililer, nişanlılar, baba – oğul – anne – kız gibi aile bireyleri de faydalanmaktadır. Burada temel amaç insan ilişkilerinin sağlıklı ve huzurlu dinamiklere yeniden erişilmesinin sağlanmasıdır. İletişim bozukluklarının nedenleri tespit edilip empati yapılması sağlanır.

 

Çiftler aynı anda seansa alınarak karşılıklı olarak öz eleştiri yapmaları istenir. Çoğu zaman insan ilişkilerinin bozulmasının nedeni olan açık sözlü olmama durumu; bu danışmanlık hizmetlerinde bertaraf edilerek insanların hatalarının sözel olarak dışa vurulması sağlanır. Aynı zamanda aşırı kıskançlık ve bencillik gibi fark edilmeyen insan dürtüleri de bu seanslarda gözler önüne serilmektedir. Güven ve güvensizlik problemine bağlı olarak cereyan eden rahatsızlıkların son bulması için çiftlerin karşılıklı olarak birbirinin dinlemesi ve anlaması yollarına başvurulur.

 

Türkiye’de ve dünyada giderek artan boşanma oranlarına karşı çift ve aile terapisi son yıllarda daha profesyonel ve daha geniş ölçekli çalışma faaliyetleri yürütmektedir. İlgilenilen diğer konular ise öfke kontrolü ve aldatma gibi her çiftin başına gelebilecek genel konulardır.

 

psikolog tavsiye istanbul

Biz Kimiz?

İletişim

psikolog istanbul anadolu yakası

İnsan İlişkileri Adına Profesyonel Destek Şarttır

İnsan İlişkilerinde Profesyonel Destek – Psikolog İstanbul Anadolu Yakası

Hayat genel olarak insan ilişkileri üzerine döner ve genel anlamda bunu başaramayan insanlar da gerçekleştirmeyi arzu ettikleri bu çok farklı durumlar konusunda başarısız olur. Yani hayat içerisinde bir şeyleri yapabilmek için mutlaka insanlarla doğru bir iletişim içerisinde girmek büyük bir önem taşımaktadır. Ancak bunu yapamayan birçok insan bulunmaktadır. Üstelik bunun yanında asosyal bir yaşam sürmekte ve başkaları ile hiçbir şekilde anlaşamayan kişiler bulunmaktadır. Bu yüzden de en başta iş hayatı olmak üzere ailesiyle veya çevresindeki insanlarla ilişkilerinde herhangi bir durum kapsamında başarılı olamamaktadır. ( psikolog istanbul anadolu yakası )

Böylesi büyük bir problem içinse mutlaka profesyonel bir destek almanın önemi oldukça büyüktür. Düzenli bir şekilde gerçekleştirecek olan seanslar kapsamında psikolog İstanbul Anadolu yakası için farklı merkezlerde bu destek sağlanabilmektedir. Üstelik Anadolu yakası ile birlikte Avrupa yakasında da yine farklı yerlerden uzman danışmanlar ya da psikologlar eşliğinde birebir olarak seansı alınabilir.

İnsanlar iletişim kurmak için profesyonel destek

Hayatta sayısız kişinin en büyük problemlerinden biri de şüphesiz insanlar ile iletişim kurmaktır. Hatta bu yüzden birçok insan işini dahi kaybedebilmektedir. Bunun önüne geçmek ve insanların ruh halinden anlayarak onlarla nasıl bir iletişim kurabilmeyi öğrenebilmek için ise kesinlikle profesyonel bir destek alınması şarttır. Özellikle de birçok değişik merkezde psikolog İstanbul Anadolu yakası veya Avrupa yakası kapsamında bulunabilir. İş yerlerinde arkadaşlar ile kurulacak iletişimin yanı sıra aile arasındaki bağın doğru bir şekilde gerçekleştirilebilmesi; ya da arkadaşlar arasında da yine en doğru iletişim kurabilmesi adına; mutlaka kişinin içine girdiği karanlık ve yanlış düşüncelerden arınması için bir psikolog ve uzman danışmandan destek alması büyük bir önem arz etmektedir. Üstelik artık günümüzde medya dünyasına bakıldığı zaman bile birçok ünlünün; insanlar ile daha doğru bir iletişim kurarak kendini sevdirmesi adına bu tür profesyonel destekleri aldığını görmek mümkündür. Çok büyük bir öneme sahip olan bu hizmetler artık birebir olarak özel şekilde de sunulmaktadır.

Sosyal bir hayat kurulabilir

İletişim problemleri zaman içerisinde çok daha büyük bir sorun ortaya çıkarmakla birlikte tamamen sosyal olarak da kendisini gösterebilir. Bu da kişinin tamamen hayatını zehir edebilir. O yüzden de mutlaka bir psikolog İstanbul Anadolu yakası veya Avrupa yakası kapsamında; bu büyük şehir için mutlaka alınması büyük bir önem taşımaktadır. Bu alanda büyük bir tecrübe sahibi olmuş ve güçlü referanslar eşliğinde destek veren birçok farklı psikolog insanlara adeta ikinci şans vermektedir. O yüzden özellikle eğer bir kişi insanlar ile konuşmaktan artık çekinmekte ve onlarla sohbet etmekten hoşlanmamakta ise; mutlaka profesyonel bir destek alması gerekmektedir. Ayrıca günümüzde çok uygun fiyatlar kapsamında verilen ruhsal destek sayesinde; düzenli bir şekilde birden fazla seans alınarak karanlık düşüncelerden kurtulmak suretiyle insanlarla yeniden pozitif bir şekilde iletişim kurma şansı elde edilebilir.

psikolog istanbul anadolu yakası

 

Yetişkinlerde Psikolojik Danışmanlık

Online Terapi

Çift ve Aile Terapisi

psikolog istanbul kadıköy

Psikoterapi Nedir?

Psikoterapi Nedir? Psikolog İstanbul Kadıköy

Psikoterapi, danışanın sıkıntı yaratan yönlerini değiştirerek kişiliğinin olumlu yönde gelişmesini sağlamak amacıyla profesyonel  kişiler ile yürütülen bir çalışma sürecidir..

 

  • Psikoterapinin amacı farklı sebeplerle uyumu bozulan kimsenin, tekrar uyumunu bulmasına yardımcı olmasıdır. Çünkü her varlık kendi doğasında varlığını sürdürmeye çabalar

 

  • Psikoterapinin amacı belirtierin yüzeysel olarak ortadan kaldırılması ya da polyannacılık değildir

 

  • Psikoterapi semptomların nedenlerinin kökenlerinin ve tetikleyicilerinin araştırıldığı bir süreçtir.

 

  • Psikoterapinin bir diğer önemli amacı FARKINDALIK kazandırmak ve kişinin farkında olmadan beslediği semptomları ortadan kaldırmaya çalışmaktır.

 

  • Kişinin çoğu zaman sorunlarıyla mücadele etmek için geliştirdiği, sağlıksız baş etme yöntemleri,çoğu zaman problemlerin artarak sürmesine neden olabilir

 

  • Psikoterapinin bir diğer önemli amacı, sağlıksız baş etme yöntemlerini ele almak ve bu konuda da farkındalık kazandırmaktır.

 

  • Psikoterapinin süresi ve yoğunluğu tamamen kişinin durumuna ve ihtiyaçlarına göre belirlenir.

 

  • Bu hizmeti alan kişi problemlerini ve kökenlerini sorgular, kendisinin bu durumlarının oluşmasına, farkında olmayarak, katkı sağlayıp sağlamadığını farkeder.

 

  • Kişinin farkındalık düzeyinin artmasıyla birlikte, semptomlarını besleyen sağlıksız başa çıkma stratejileri de değişmeye başlar. Bu değişim diğer hayat alanlarına yayılmaya ve kişi sağlıklı başa çıkma stratejileri geliştirmeye başladığında, artık yüzler gülmeye başlar ve psikoterapi sonlandırılır.

Ana Sayfa

 

Korona virus psikolojik etkileri Alen Psikoloji

Pandemi ve Post-Pandemi Döneminde Sürdürülebilir Psikoloji

Yeni tip koronavirüs (COVID-19) pandemisinin tüm dünyada yarattığı fiziksel etkilerine hepimiz şahit olduk. Doğal afetler içerisinde neredeyse en geniş kitlelere zarar veren veya yok eden bu biyolojik afet fiziksel etkilerinin yanı sıra psikolojik ve davranışsal sorunlara da yol açmakta. Bu derece ciddi bir küresel salgının fiziksel etkilerinin yanında bireyin psikolojisi üstündeki etkilerini, hem özel hayatında hem de iş hayatında bu etkiler ile başa çıkmak için gerekli psikolojik dayanıklılığı artırma yöntemlerinden bahsetmeye çalışacağız bu makalemizde.

Pandemi ve belirsizliği anlamak

2019 yılının sonlarında Çin’in Wuhan kentinde başlayan ve Türkiye’ye ve diğer ülkelere yayılmasına hiç ihtimal vermezken bir kaç ay içerisinde tüm dünyayı kasıp kavuran bu salgın hayatın doğal akışı içerisinde ne derece bir belirsizlik ortamında yaşadığımızın göstergesi. Bilim ve teknoloji ne kadar gelişmiş olursa olsun veya hayatımız her ne kadar planlı ve yolunda olursa olsun beklenmedik olaylar veya gelişmelerle karşılaşmamız hayatın akışının bir parçasıdır. Zira her şeyin kusursuz, düzenli ve tahmin edilebilir olduğu bir ortamda acı, kaygı, neşe, mutluluk üzüntü gibi hayata anlam veren duygularımızda olmazdı.

Normal hayatta salgın veya bunun gibi gerçek bir yaşamsal tehdit olmasa bile ailemiz, sağlığımız, kariyerimiz, ekonomik durumumuz gibi bir çok konuda beynimiz yakın geleceğe dair tüm olumsuz ihtimalleri tarar ve  belirli miktarda kaygıyı normal olarak oluşturur. Bu ilkel olarak hayatımızı ve türümüzü sürdürmek; modern zamanda ise statüyü ve iyi olma halini sürdürebilmek, olası riskleri ortadan kaldırmak amacıyla evrimsel sürecimiz boyunca geliştirilmiş koruyucu bir mekanizmadır. Ancak bu durum koronavirüs salgını gibi yaşamsal bir tehdit oluşturduğunda, minimum düzeyde olan bu kaygı miktarı artar ve uzun süreli olarak var olduğunda ruhsal sorunları da beraberinde getirebilir.

Dostoyevski’nin dediği gibi ” Belirsizlik, en kötü ihtimalden daha acı vericiydi…”

 

Uzun süren kaygı, korku ve stresin bireylerin psikolojisi üzerindeki olumsuz etkileri

İçinden geçtiğimiz ve yaşam tehdidi oluşturan bu süreçte hepimizin şahit olduğu gibi kaygı ve korku farkettiğimiz veya farketmediğimiz pek çok davranış değişikliğine neden olabiliyor. Özellikle bu koronavirüs pandemi sürecinde gözlemlediğimiz  stoklama, sürekli haber alma, hastalanmaktan korkmak gibi endişelerin yanında gerekli koşullar sağlanamadığında iş gücünü sürdürememek, geçimini sağlayamamak, okulunu bitirememek gibi pek çok kaygı faktörü bir arada kişinin aşırı kaygı yüklemelerine ve ciddi ruhsal sorunlara neden olabilmektedir.  Kaygı ve stress düzeyi hangi seviyede olursa olsun uzun süreli olarak maruz kalındığında ve başa çıkılamadığında beraberinde endişe, karamsarlık, çaresizlik gibi depresyon belirtileri getirebilir.

Salgının diğer bir olumsuz etkisi koronavirüsün bulaş yoluyla aktarılması ve bunun sosyal izolasyona neden olmasıyla günlük yaşamda kısıtlanmalar ve yalnızlaşmaların olmasıdır. Bu durumda içe kapanma, sosyal olarak kendini yeteri kadar gerçekleştirememesi gibi sorunlardan dolayı davranış bozukluğu ve psikolojik reaksiyonların tetiklenmesine veya geliştirilmesine neden olabilir.

 

Pandemi ve pandemi sonrası iş hayatı

Son zamanlarda içerisinden geçtiğimiz Covid-19 pandemi sürecinde her ne kadar sağlık ve diğer hizmet çalışanlarımız fedakar bir şekilde görevlerini sahada sürdürebilseler de Türkiye’deki kamu ve özel kuruluşlarda çalışan özellikle beyaz yaka olarak tabir edilen ofis çalışanlarının  %96 ‘ sının evden çalışmaya geçtiğini bildirmiştir. Küresel bir pandemi krizi ile gelen bu ani değişimde ve yavaş yavaş ofislere ve yeni normal hayata dönmeye başladığımız post-pandemi sürecinde öncelikli olarak bireylerin ve yakınlarının psikolojik güvenliğini sağlamak kamu ve özel kuruluşların önceliği olmuştur. Böyle bir süreçte evde karantina altında sosyal izolasyonu sağlayarak aynı zamanda iş hayatındaki performansı sürdürebilmek bir çok kişi için ilk etapta zor olsa da bir süre sonra benimsenerek başarılı bir şekilde uygulanmış görünüyor. Tabi bunu yaparken iş ve özel hayat dengesinin sağlanabilmesi, çocuklar için eğitim görevinin ebeveynlerin üstlenmesi gibi zorlukların olması bu durumun kimi aileler için uzun süreçte fiziksel ve psikolojik olarak olmasına neden olmuştur.

Evden çalışmanın her ne kadar trafikten kaçınma, uyku süresinin artması, beslenme, işe odaklanabilme gibi olumlu yanları olsa da bir çok firma uzun süreli izolasyon ve yalnızlaşmadan dolayı takım performansı, ekip dayanışması ve ayrıca yaratıcılık gibi konularda olumsuz geri bildirimlerde de bulunmuşlardır.  Bu nedenle tüm kurum ve özel kuruluşlar için ticari faaliyetleri ve iş devamlılığını sağlayabilmek, çalışanlarının psikolojik dayanıklılığını ve farkındalığını artırmak adına koruyucu psikolojik destek hizmeti sağlayabilmeleri çalışanların otonom bir şekilde kendi duygu ve düşüncelerini incelemeleri ve davranışlarını kontrol altına almaları konusunda son derece faydalı olacaktır.

Bu tarz bir koruyucu psikoterapi hizmeti sağlanırken aşağıdaki süreçleri izlenmesi ve terapinin kapsayıcı olması önemlidir.

  • Bireysel psikoterapi ile mevcut sorunları kişiye özel birebir seanslar ile tespit etmek ve pandemi öncesi veya pandemi sürecinde bireysel psikoterapi aktiviteleri kapsamında çözüme kavuşturmak.
  • Pandemi sürecinin psikolojik etkileri açısından öncelikle kişinin bireysel farkındalığı ölçmek ve bireyin kendisi/ailesini koruması için gerekli azami bilgiyi edinmesini sağlamak.
  • Post-pandemi sürecinin iş ve özel yaşamda olası psikolojik reaksiyonları özelinde psikolojik güvenlik güvenlik altyapısını oluşturabilmek amacıyla koruyucu eğitim sağlamak.

Koronavirüs pandemi sürecinde ve sonrasında yeni normal düzende belirli bir miktarda olsa uzaktan çalışma hayatının benimseneceği gerçeği ile  uzaktan iletişimin ve etkileşimin, bireysel sorumluluğun, güvenin önemi artacak; bu tarz koşullara uyumlu, dayanıklı, adaptasyon yeteneği güçlü bireyle iş mülakatlarında öne çıkacaktır.

 

Ruh sağlığı kalkanı olarak farkındalığı ve dayanıklılığı arttırmak

Hepimiz biliyoruz ki insanoğlunun çözemeyeceği bir sorun yoktur ve bu konuda da aşısının bulunarak Koronavirüsün ve buna bağlı gelişen psikolojik etkilerin hayatımızdan çıkacağı günlerde olacaktır. Bu aşamaya gelene kadar biz bireysel olarak bağışıklık sistemimizi düşünüp koruduğumuz gibi ruhsal dengemizi de korumamız ve bu olumsuz duygularla sağlıklı bir şekilde başa çıkmayı öğrenmemiz gerekmektedir. Rutinlere geri dönmek, yeni hobiler keşfetmek, yalnız olmadığımızı hissettirecek kişiler ile online da olsa iletişimde olmak ruh halimizi dengelememize yardımcı olacaktır.

Bu süreçte kendimizi tanımak hangi duygu ve düşüncelerin kaygı ve korku mekanizmamızı tetiklediğini bilmemiz gerekir. Böylece hem sosyal hayatımızda hem de iş hayatımızdaki olası zorluklar ile daha kolay baş ederek ve davranışlarımızı kontrol altına alarak en az zararla bu süreci atlatmış olacağız. Ama unutulmaması gereken en önemli gerçek bir sonraki krize hazırlıklı olmamız gerektiğidir. Bunun küresel çapta bir salgın, şiddetli bir deprem, ülkemizle alakalı bir kriz veya ailemizle alakalı bir sorun olmasının bir önemi yok, sorun ne olursa olsun vücudumuzda çalışacak kaygı ve stres mekanizmalarının aynı olacağını ve ne kadar hazırlıklı ve dayanıklı olursak o kadar az zararla atlatacağımızı, belki biraz esneyeceğimizi ancak kırılmayacağımızı bilmemiz gerekir.

 

Biz Kimiz?

Online Terapi