Kategori: psikolojik-sorunlar

haset

Haset Kıskançlıktan Öte Psikolojik Bir Sorundur

Haset

Haset,  çekememezlik, kıskançlık ve fesatlık hali sebebiyle başka bir insanın elindeki zenginlik, varlık, şöhret, statu, tanınma, makam, beceri, tecrübe, deneyim gibi edinilmiş iyi kazanımlar veya sağlık, güzellik, sevilme gibi iyi olma hallerinden dolayı rahatsız olup, o kişiden o varlığın gitmesini ve yok olmasını istemesidir. 

Günlük dilde kavram, haset duyma ya da hasetlik olarak kullanılabilmektedir. Haset ile kıskançlık, çekememezlik ve günücülük yakın anlam taşıyan sözcükler olmakla birlikte eş anlamlı sözcükler olarak düşünülmemelidir.

Kişinin kendisini mevcut durum, varlık ve değerler üzerinden bir başkasıyla kıyaslama neticesinde kendini dezavantajlı ve eksik durumda görmesiyle ortaya çıkar. Bu içsel değerlendirme sonucu olarak kendini daha değersizmiş gibi hissetme, ve beraberinde üzüntü ve öfke de eşlik eder. Öfke uzun süreli ilişki durumlarda nefrete ve kine dönüşebilir.

Haset ve Toplumsal Bakış

Bu durum toplum tarafından genelde olumsuz karşılanan bir duygu olması nedeniyle varlığı genellikle yadsınan bir duygudur. Birçok insan içindeki bu duyguyu kendisine bile itiraf edemez; varlığını hissettiğinde utanır, şayet farkına varılabiliyorsa, öncelikle kişinin kendisini rahatsız edecek bir duygudur.. Oysa her insanın haset etme potansiyeli vardır. Asıl önemli olan varlığı değil davranışlara ve ilişkilere olan etkisidir.

Kendinde var olan bu duyguyu görmek istemeyenlerin içindeki haset başka duygu ve davranışlarda kendini gösterebilir. Sürekli yakınmak, haksızlığa uğradığını düşünmek ve söylenip durmak bazen bunu maskeleme görevi görür. Birçok kişi en yakınındaki insanların kıskanılmayacağını ve onlara haset duyulmayacağını düşünür. Oysa bu doğru değildir. İnsanlar çocuğunu, annesini, babasını ya da en çok sevdiği arkadaşını kıskanabilir, ona haset duyabilir. Genellikle ilişkileri olumsuz etkiler. Sınırlı bir konuyla ilgiliyse, o kişiye yönelik güçlü olumlu duygular da hissediliyorsa ya da kişi bu duyguyla baş edebilecek psikolojik becerilere sahipse ilişkileri daha en az etkiler.

Dini Değerler

Dini değerlendirmelerde haset çoğu zaman en büyük günahlardan birisi olarak gösterilir fakat insanın kişilik yapısına sinmiş, huy halini almış ve her türlü insan ilişkisine yansıyan ile zaman zaman hissedilen çekememezlik hallerini bir tutmamak gerekir.

Haset duyulan kişi olmak da çok zor bir durumdur. İlişkinin her yönüne sürekli biçimde bulaşıyorsa katlanılması zor bir durumdur. Yalnız hissedilen duygu olarak kalmayıp eyleme dönüyorsa ilişkiyi ciddi biçimde sınırlandırmayı ya da kesmeyi düşünmek gerekir.

Haset eden, haset ettiği kişinin başına bir şey geldiğinde ya da haset ettiği konuyla ilgili bir kaybı olduğunda buna açıkça ya da gizli gizli sevinir.

Haset bir hastalık mıdır?

Hasedinden çatlamak‘ sözü hasedin psikolojik etkilerini çok güzel ifade eden bir deyimdir. Aşılamayan haset insanı mutsuzluğa mahkum eder. Haset kendi başına bir ruhsal hastalık belirtisi ya da bir ruhsal hastalık değildir. Bir kişilik özelliği olarak ele alınmalıdır ve narsistik kişilik yapısının en önemli özellklerinden birisidir.

Bu rahatsızlığının yanı sıra, iç dünyasının derinliklerinde “mahrum kalmış olma” duygusunu beslemek ve büyütmek, hasta değilse bile insanı ruhen çökertebilecek hale getirebilir. Böyle bir kişi, enerjisinin büyük bir kısmını, kendisi ve başkaları arasında gereksiz mukayeselerle harcar. Bu da diğer insanlara karşı haset duymasına, onlarla kendisi arasında iletişim, arkadaşlık ve dostluğu ile ilgili engellerin oluşmasına sebep olur. Bu sorunu aşmanın en etkili yöntemi bir ruh sağlığı uzmanına başvurarak gerekli içgörü ve desteği almaktır.

Psikolojik Destek

 

psikolojik hastalıklar

Hiç Kimse Sorunlarından Tek Başına Kurtulmak Zorunda Değil

Psikolojik Hastalıklar

Her insan hayatının farklı dönemlerinde yardıma ihtiyaç duyabilir. Hatta bunun farklı zamanlarda mutlaka gerçekleştiğini söylemek de mümkündür. Bu durum özellikle psikolojik açıdan gün yüzüne çıkar. Hayatın getirdiği farklı sorunlar kapsamında çözülmesi gereken ve üstesinden gelinmesi mutlaka büyük bir öneme sahip olan ruhsal yapıdaki sorunlar adına profesyonel destek en doğru seçenektir. Herkes bilir ki hayat içerisinde yaşanan bazı problemler bir arkadaşla ya da farklı bir yakın ile konuşulduğunda bile insan kendisini çok rahat hisseder. Yani insanlar konuştukça ve sorunlarını ya da dertlerini anlattıkça rahatlar. Psikolojik hastalıklar da böyledir, aynı yakın arkadaşla konuşulurmuş gibi yürütülen terapi seansları söz konusudur.

Tabi günümüzde buna bir de profesyonel açıdan bakıldığı zaman birebir olarak alınacak psikiyatrik veya psikolojik danışmanlığı kapsamında;karanlık kuytuların içerisinden çok kısa bir süre içerisinde ve fazla bir hasar almadan kurtulma şansı mümkündür. Psikolojik hastalıklar ciddi olarak ele alınması gereken rahatsızlıklardır.

Psikolojik sorunlardan kurtulma

Hayatın getirdiği en büyük durumlardan biri de şüphesiz hiç kimsenin yaşamadığı bir sorun veya derdi tek başına çözmesi gerekmemesidir. Hatta zaman zaman bu durum çok daha tehlikeli bir noktaya ulaşabilir. Çünkü insanlar kendi düşüncelerinin doğru olduğuna net bir şekilde inanır ise o zaman yanlış bir durumun içine düşebilir ve bu da onu daha tehlikeli yollara sevk edebilir. O yüzden bu konuda mutlaka farklı düşünceleri baz almakla birlikte özellikle de profesyonel destek sunan kişilerden hizmet almak; içine düşülen karanlık çukurdan tamamen çıkma şansı sunmaktadır.

Özellikle de eğer zamanında müdahale edilmezse kişinin içine büründüğü ruhsal bunalım zaman içinde daha derin bir çukura doğru kişiyi götürebilir.

Farklı düşüncelere mutlaka insan kendi arasında yer vermelidir

Başkalarının düşüncelerini dikkate almak suretiyle insan kendi hayatındaki yanlışları da yine bu şekilde çözebilir. Fakat eğer bir kişi kendisini dış dünyaya tamamen kapatır ve insanlarla iletişimi keserek onların düşüncelerine saygı göstermezse o zaman yanlışlar silsilesi arka arkaya gelerek kişiyi tamamen karanlık bir dünyaya doğru itebilir. Bu da hem iş hayatı hem sosyal çevreyi hem de aile arasındaki ilişkileri mahveder. Bu yüzden böyle durumlar hissedildiği andan itibaren mutlaka ayakta kalmak için mutlaka destek alınmalıdır.

Doğru bir plan ve program dahilinde kişinin içinde bulunduğu sorunlar gün yüzüne çıkarılmak suretiyle uzman bir danışman veya psikolog eşliğinde kökten çözüm sunulabilmektedir.

psikolojik hastalıklar, psikolojik bozukluk, depresyon

Ana Sayfa