Kategori: sanal-gerceklik-terapisi

Sanal Gerçeklik Terapisi Kimler Tarafından Uygulanır?

Kimler Tarafından Uygulanır?

Sanal gerçeklik terapisi, sanal gerçeklik konusunda deneyimli, teorisine, yazılımına ve donanımına hakim,  Psikiyatrist ya da klinik psikologlar tarafından uygulanmalıdır. Aynı zamanda terapistin, Bilişsel Davranışçı Psikoterapi konusunda da yeterliliği olmalıdır. ( psikoloji eğitimi istanbul )

Sanal Gerçeklik Terapisi Eğitimi Alen Psikoloji tarafından belli periyotlarda açılan bir eğitimdir. Bu eğitimde sanal gerçeklik terapisinin teorik ve uygulamalı olarak anlatımı sağlanır. Eğitim BDT temellerine göre verilen bir eğitim olduğundan katılımcıların BDT eğitimi almış olmaları beklenir. Eğitime katılan kişilerin bu eğitim sonrası öğrendiklerini uygulaması ve bu konuda süpervize edilmesi de gerekmektedir. Süpervize edilmiş olan kişilere sağlanacak olan sertifikasyonla kişiler Sanal Gerçeklik Terapisti ünvanı kazanır.

 

Sanal Gerçeklik Terapisi Eğitimi

Psikoloji Teknolojileri Enstitüsü

psikolojik sorunlar

Sanal Gerçeklik Terapisi (Virtual Reality Exposure Therapy)

Psikolojik Sorunlar ve Sanal Gerçeklik Terapisi

Sanal gerçeklik terapisi psikolojik sorunlar için 2000’li yılların başlarında Amerika Birleşik Devletlerinde kullanılmaya başlanmıştır. Temel anlamı ile simülasyon bir ortam yaratılarak sanki gerçekmiş gibi bir ortam yaratılmaktadır. Buna en yakın örneği uçak simülasyonları vermektedir. Artık gelişen dijital ve teknolojik gelişimler ile birlikte bir pilot ya da pilot adayı uçak simülasyonu merkezlerinde uçak kullanmaktadır.

Kişi özel cihazlar ve göz – kafa bölgesine geçirilen özel ekipmanlar ile birlikte oradaymış ve gerçekmiş gibi yaratılan üst düzey bir gerçeklik evreninde hareket etmektedir. Sanal gerçeklik terapisi %90 oranında ihtiyaçlara karşılık veren ve sonuca götüren başarılı bir çalışma yöntemidir. Aynı zamanda mevcut psikoterapi yöntemleri arasında en kıdemli ve pahalı tedavi yöntemlerinin ilkini oluşturmaktadır. Burada tamamen gerçeğe yakın ortamlarda hastanın fobisi olduğu unsurlara karşı geliştirdiği tepkiler fiziksel ve psikolojik olarak ölçülür.

Örneğin örümceklerden korkan bir kişiyi örümceklerle dolu bir orman görüntüsü içerisinde inceleyen uzmanlar örümcek gördüğü andan itibaren vücudun verdiği reaksiyonları, nabız ölçeklerini, kalp atışlarını ölçer. Bu sayede kişinin sosyal ve psikolojik fobileri karşısında ne derece hasta ve rahatsız olduğu, hastalığın hangi evresinde oldukları kolayca tespit edilmektedir.

Psikolojik Sorunlar ve Korkular Nelerdir?

Sanal gerçeklik terapisi birçok farklı fobilere karşı kapsamlı bir araştırma ve iyileştirme yöntemi geliştirmiştir. Aynı zamanda hastalığın belirtileri, etkileri ve neden olduğu sonuçlar konusunda da tıp ve psikoloji bilimlerinin daha gerçekçi sonuçlar elde etmesini olanaklı kılmıştır.

En yaygın karşılaşılan fobi tipine baktığımızda ilk olarak kapalı alan korkusu öne çıkar. Bu korkunun tıbbi adı klostrofobi olarak lanse edilmektedir. Kişinin hiçbir pencere ya da kapı gibi giriş çıkış imkanlarının olmadığı bir kapalı alanda nefeslerinin sıklaştırması, giderek korku ile kaygı arası duygularla paniğe kapılması en büyük belirtileri arasında yer alır. Sanal gerçeklik vasıtası ile birlikte hasta, kapalı bir alanda olduğu üç boyutlu bir ekranda yer alır. Bu sayede tepkileri ölçülür ve korkularının üstüne gidilir. Bir diğer korku ise araba korkusudur. Araba sürmekten ya da bulunmaktan dolayı duyulan şiddetli kaygı sanal gerçeklik terapisinin hedefleri arasındadır. Kişi, üç boyutlu simülasyon cihazları ile birlikte bir arabanın içindeymiş gibi hisseder. Böylece araba korkusu ile birlikte arabanın içinde geçen sürede hem fiziksel hem de psikolojik ölçülere ulaşılır.

Öğrencileri yakından ilgilendiren sınav korkusu da son yıllarda sanal gerçeklik terapisinin konuları haline gelmiştir. Öğrenci, bir sınav ortamına, bir sınıfa girilir. Tüm sınav süreçleri gerçekmiş gibi defalarca yaşanır. Bu noktada gerekli incelemeler ve gözlemler ile birlikte öğrencinin tam olarak neden kaygılandığına dair enformasyonlar elde edilir.

Sanal Gerçeklik Terapisi Uygulama Alanları

Sanal gerçeklik terapisinin uygulama alanları psikolojik sorunlar açısından ele alındığında psikoterapistin hayal gücü ile sınırlıdır denilebilir. Hemen her tip psikolojik sorun tipinde kullanımı mümkün olan güvenilir bir yöntemdir.

Sonuç olarak günümüz teknolojileriyle birlikte sanal gerçeklik terapi uygulamaları etkisi kanıtlanmış bir terapik müdahale biçimidir. Terapinin iyi seviyede uzmanlık sahibi bir psikolog veya psikiyatrist tarafından yapılması bu aracın etkisini ve etkinliğini arttırmaktadır.

 

Sanal Gerçeklik Terapisi, fobiler

Fobiler

Fobiler, sanal gerçeklik terapisi ile olumlu sonuçlar alınabilen kaygı bozukluklarıdır.

1- Agorafobi

Kaçması çok  zor veya utanç verici olabilecek ya da panik atak veya benzer belirtilerin (baş dönmesi, düşme, kontrolünü kaybetme, kusma, vb) olması halinde yardım alınamayacağı, yer ve durumlarda bulunmaktan korkma olarak tanımlanmaktadır.

2- Panik Bozukluk

Tekrarlayan panik bozukluk belirtilerinin kısa sürede doruğa ulaştığı, yoğun kalp çarpıntısı, titreme, terleme, soluk alamama, göğüs ağrısı, bulantı, karın ağrısı, ölüm ya da çıldırma korkusu gibi belirtilerle kendini gösteren bir durumdur.

3-Özgül Fobiler

Yükseklik fobisi:

Kaçınmanın yoğunluğu bireyin özel durumunda bağlıdır, ancak bu tepkinin bir süreç içinde nasıl tezahür ettiğini tespit edebilmek önemlidir; yani merdiven çıkmaktan, bir uçurum kenarında olmaya kadar, giderek artan yüksekliklerin tepki seviyelerinin belirlenmesi.

Araç Kullanma Korkusu

Araç kullanma korkusu, mevcut ruhsal bozukluklar özgül fobiler altında durumsal bir fobi türü olarak geçer.

Araç kullanma uyarıcısı ile karşı karşıya kalınca güçlü ve sürekliliği olabilen bir korkudur.

Nüfusun %4.1’inin araç kullanma korkusu yaşadığını gösterse de, araç kullanmak ile ilgili bir tür korkusu olan kişilerin%23’ye kadar ulaşmaktadır. Araç kullanma korkusu olan kişiler, korkularının aşırı olduğunu kabul ederler.

Araç kullanma korkusu bir araç kazasından sonra gelişebileceğini ve bir travma sonrası stres bozukluğunun bir parçası olabilir.

Bu korku, agorafobi, panik bozuklukları veya sosyal fobi gibi, farklı anksiyete bozukluklarına evrilebilir. Dolayısıyla, bu konu bir ruh sağlığı uzmanıyla değerlendirmesi ile bulunur.

Hayvan Fobisi

Bu kapsamda sık karşılaşılan durumlar genellikle kedi, köpek, güvercin, fare, hamam böceği başta olmak üzere çeşitli hayvanlara karşı korku, mevcut ruhsal bozuklukları tanısal sistemleri kapsamında, belli bir hayvan türüne ilişkin belirgin bir fobi olarak tanımlanır.

Günümüzde, hayvanlara ilişkin fobiler çok yaygın bir sorundur ve bu gibi bir sorunla yaşamı boyunca karşılaşmış kişiler nüfusun %7,10’unu kapsar. Bu bağlamda bakıldığında, dünya genelinde hamam böceği ve örümcek fobileri en sık görülen korkulardandır.

 

Topluluk Önünde Konuşma Korkusu(Sosyal fobi)

Sanal gerçeklik terapisinin en etkili olduğu alanlardan biridir.

DSM V’e gore topluluk önünde konuşmaktan korkma  bir sosyal fobi olarak sınıflandırılır.

Ancak, belirtilmelidir ki vakaların %28’i sosyal fobi olarak tanımlanmaktadır. Genel olarak, mevcut verilere göre, topluluk önünde konuşma bağlamında nüfusun %33’ü anksiyete yaşamaktadır.

Bu veri önemlidir; sadece yüksek oranda görülmesi nedeniyle değil, aynı zamanda, kişilerin akademik ve mesleki gelecekleri için olumsuz sonuçlar doğurabilir. Ayrıca bu alan, kaçınmaların, yüksek olduğu da bir alandır.

 

Uçma Korkusu

Uçma fobisi (korkusu), mevcut ruhsal bozukluklar sınıflandırma sistemi kapsamında spesifik fobiler altında durumsal bir fobi türü olarak tanımlanmaktadır.

İnsanların %10’u uçma konusunda ciddi düzeyde korku duymakta ve mümkünse bundan kaçınırlar ve %15’i ise oldukça fazla rahatsızlık duymasına rağmen uçmaya devam etmekte.

Uçma korkusu olan kişiler, nüfusun %3’ünü temsil eder.

 

TIBBİ MÜDAHALE KORKUSU (Kan, iğne, yaralanma) İğne Korkusunun Tedavisi için Sanal Ortamlar

Kan İğne yaralanma fobisi, mevcut ruhsal bozukluklar sınıflandırma sistemi kapsamında spesifik fobiler altında tanımlanmaktadır.

 

Karanlık korkusu

Karanlık korkusu yaygın bir bozukluktur. Maruz bırakma karanlık korkusu üzerinde başarı sağlamış önemli bir davranışçı yöntemdir. Sanal gerçeklik destekli bilişsel davranışçı terapilerin karanlık korkusunu azalttığına dair yayınlar bulunmaktadır.

Sınav Kaygısı

Sınav kaygısı üzerine yazılmış makaleler gözden geçirildiğinde sınav kaygısı olan kişiler yüksek oranda “sosyal değerlendirme kaygısı”na sahiptir, ki bir sosyal fobi çalışması, katılımcılar arasında %20 oranında sınav kaygısı olduğunu göstermiştir. Sanal gerçeklik destekli bilişsel davranışçı terapilerin sınav kaygısını azalttığına dair araştırmalar mevcuttur.

Sanal Gerçeklik Terapisi (Virtual Reality Exposure Therapy)