Sanal Gerçeklik Terapisi Çalışma Alanları

Sanal Gerçeklik Terapisi Uygulama Alanları

Sanal gerçeklik terapisi psikoloji alanında başta kaygı bozuklukları olmak üzere fobilere yönelik etkin bir terapi biçimidir. Bu bölümde her bir kaygı bozukluğu tipi biraz daha detaylı olarak ele alınacaktır.

Araba Korkusu

Araç kullanma korkusu (Araba korkusu), mevcut ruhsal bozukluklar özgül fobiler altında durumsal bir fobi türüdür.

Araç kullanma uyarıcısı ile karşı karşıya kalınca güçlü ve sürekliliği olan bir korkudur.

Nüfusun %4.1’inin araç kullanma korkusu yaşadığını gösterse de, araç kullanmak ile ilgili bir tür korkusu olan kişilerin%23’ye kadar ulaşmaktadır. Bu korkuya sahip olan kişiler, korkularının aşırı olduğunu kabul etmektedirler.

Araç kullanma korkusu bir araç kazasından sonra gelişebileceğini ve bir travma sonrası stres bozukluğunun bir parçası olabileceği unutulmamalıdır.

Bu korku, agorafobi, panik bozuklukları veya sosyal fobi gibi, farklı anksiyete bozukluklarına evrilebilir. Dolayısıyla, bu konu bir ruh sağlığı uzmanıyla değerlendirmesi ile bulunur.

Araba sürme korkusu birçok insanın günlük hayatını önemli açılardan olumsuz etkileyen bir problemdir. Arabalarla ve araba sürmeyle ilgili çok farklı korku çeşitleri var, fakat bunların hepsi tedavi edilebilir korkulardır. Araba sürme korkunuzdan sonsuza dek kurtulmak da mümkündür.

Detaylı bilgi için tıklayınız…

Hayvan Korkusu

Hayvan fobisi (Hayvan korkusu) kapsamında sık karşılaşılan durumlar genellikle kedi, köpek, güvercin, fare, hamam böceği başta olmak üzere çeşitli hayvanlara karşı korku, mevcut ruhsal bozuklukları tanısal sistemleri kapsamında, belli bir hayvan türüne ilişkin belirgin bir fobi olarak tanımlanır.

Günümüzde, hayvanlara ilişkin fobiler çok yaygın bir sorundur ve bu gibi bir sorunla yaşamı boyunca karşılaşmış kişiler nüfusun %7,10’unu kapsar. Bu bağlamda bakıldığında, hamam böceği ve örümcek fobileri en sık görülen korkulardandır. Sanal gerçeklik terapisi yöntemiyle en başarılı sonuçlar alınabilen fobilerdendir.

En sık görülen özgül fobi türüdür. Kedi korkusu, Köpek Korkusu, örümcek korkusu en yaygın tipleridir. Korkulan hayvan türleri kültürler arası farklılık gösterir. Örneğin İngiltere’de örümcekten korkma çok yaygın iken, kültürümüzde örümcek fobisi yaygın değildir. Hayvan fobisi olan insanların bir kısmı o hayvanla kötü bir deneyimden sonra (köpek ısırması) fobilerinin başladığını ifade ederler. Bir kısmında ise böyle bir başlangıç bulunamaz. Fobik hasta tipik olarak kendine rahat bir gündelik yaşam sağlamaya uygun bir kaçınma davranışı geliştirmiş olur. Görüşülecek arkadaşlar (köpek-kedi var veya yok). Televizyonda korkulan hayvanla ilgili belgeseller dahi seyredilemeyebilir. Nerelerde dolaşılacağı belli kurallara bağlıdır. Bazı durumlarda hayvanın fotoğrafı, ya da onu andıran şekillerden (yılan fobisinde kıvrık çizgilerden korkma gibi) bile korkulabilir.

Detaylı bilgi için tıklayınız…

 

İğne Korkusu

İğne korkusu (Kan, İğne, yaralanma fobisi), mevcut ruhsal bozukluklar sınıflandırma sistemi kapsamında spesifik fobiler altında tanımlanmaktadır. İğne korkusu en yaygın tipidir.

Halk arasında “kan tutması” olarak da bilinen bir durumdur. Kan görünce rahatsızlık hissetmek çoğu insanda görülen bir özelliktir.  Bunun dışında bedensel sakatlık, parçalanmış insan vücutları görme, kan verme, iğne yaptırma, kulak deldirme, diş çektirme ve diğer tıbbi işlemler gibi durumlarla karşılaşınca bayılacak gibi olma, kalp hızında değişme ve bulantı şeklinde tepkiler verilebilir. Bu esnada bayılmalar da bilinen durumlardır. İlk kez diş çekimleriyle ilgili film seyreden çocukların kalp hızlarının yavaşladığının gösterildiği belirtiliyor. Bazı fobikler hayat kurtarıcı müdahalelerden bile kaçınırlar: şeker hastaları iğnelerini yapmaz, kanser hastası ameliyat olmaz; bazı kadınlar doğurmaktan korktukları için gebe kalmazlar. Birçoğu hastanelere gitmez, hasta insanlara bakamazlar, tıbbi konularla ilgili TV programlarını seyredemez. Bu korku yüzünden doktorluk, hemşirelik gibi mesleklerden kaçınabilirler. Bazı hastalar “kan” lafını duyunca bile bayılabilirler. Bazıları ambulans sirenini duyunca veya bir ameliyatın anlatılması ile de bayılır. Ancak kendi adet kanını görmekten rahatsız olan kan fobisi bildirilmemiştir. Kan fobisi çoğunlukla diğer fobiler gibi çocuklukta başlar.  Kan fobisi olan hastaların ailelerinde aynı hastalığa rastlanma oranının çok yüksek olması da diğer özgül fobilerden önemli bir farkını oluşturuyor.

Detaylı bilgi için tıklayınız…

Klostrofobi

Kapalı Alan Korkusu(Klostrofobi) Nedir?

Kapalı alanlarda kalmaktan veya kilitli kalmaktan korkan ve bu korkusunu dışarıya panik atak, nefes alamama gibi şekillerde yansıtan, psikolojik bir rahatsızlık olan klostrofobi farklı düzeylerde ortaya çıkar. Bazı hastalar asansörlere bile binemez, bazılarında uzun süre kapalı alanda kalınca ancak belirtiler görülür. Bu durum kişinin bünyesi ve hastalığın ilerlemesine bağlı olarak ortaya çıkar.

Klostrofobi, geçmişten getirilen bir korkunun zamanla ortaya çıkarabileceği gibi, bir olay karşısında verilen tepkiye bağlı olarak da meydana gelebilir. Çocukken yapılan bir hata sonucu kişinin kendini suçlaması ve baskı ile klostrofobi oluşumu, çocuklukta kilitli kalmış olma, cezalandırılma duygusu, mükemmeliyetçi kişilikler klostrofobi nedenleridir.

Klostrofobinin belirtileri birbirine benzer şekillerde ortaya çıkar;

  • Kişi kapalı bir alana girdiğinde nefesinin sıkıştığını, bir süre sonra ise nefes alamadığını fark edebilir.
  • Kişi kapalı alana girdiğinde ellerinde ve ayaklarında kilitlenme yaşayıp panik atak geçirebilir.
  • Kapalı ortamda olmaktan sıkıldığı anda kişi dışarı çıkmak isteyecektir. Eğer dışarı çıkmazsa boğuluyormuş gibi bir hisse kapılır.
  • Kapalı alanda duvarların üzerine geldiğini, kısılıp kaldığını hissedebilir ve bunun sonucunda da ağlama, bulunduğu ortamdan çıkma hissi yaşar.

Detaylı bilgi için tıklayınız…

 

Sınav Kaygısı

Sınav Kaygısı nedir?
Sınav kaygısı; öncesinde öğrenilen bilginin sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygı olarak tanımlanır.

Neyle ilişkilidir?
Bireyin sınava yüklediği anlamlar, sınavla ilgili zihinde oluşturulan imaj, sınav sonrası duruma ilişkin atıflar ve sınav sonrası elde edilecek kazanımlara verilen önem sınav kaygısı oluşumu üzerinde etkilidir.

Belirtileri nelerdir?
Huzursuzluk, endişe, tedirginlik, sıkıntı, başarısızlık korkusu, çalışmaya isteksizlik, mide bulantısı, taşikardi, titreme, ağız kuruluğu, iç sıkıntısı, terleme, uyku düzeninde bozukluklar, karın ağrıları vs. bedensel yakınmalar, dikkat ve konsantrasyonda bozulma, kendine güvende azalma, yetersiz ve değersiz görme sık görülen belirtilerdir.

Sınav kaygısı üzerindeki makaleler gözden geçirildiğinde sınav kaygısı olan kişiler, yüksek oranda “sosyal değerlendirme kaygısı”na sahiptir, ki bir sosyal fobi çalışması, katılımcılar arasında %20 oranında sınav kaygısı olduğunu göstermiştir. Sanal gerçeklik destekli bilişsel davranışçı terapilerin sınav kaygısını azalttığına dair araştırmalar mevcuttur.

Sosyal Fobi

Topluluk Önünde Konuşma Korkusu (Sosyal fobi) nedir?

Sosyal Fobi Sanal gerçeklik terapisinin en etkili olduğu alanlardan biridir.

DSM V’e gore topluluk önünde konuşmaktan korkma  bir sosyal fobi olarak sınıflandırılır.

Ancak, belirtilmelidir ki, vakaların %28’i sosyal fobi olarak tanılanmaktadır. Genel olarak, mevcut verilere göre, topluluk önünde konuşma bağlamında nüfusun %33’ü anksiyete yaşamakatdır.

Bu veri önemlidir; sadece yüksek oranda görülmesi nedeniyle değil, aynı zamanda, kişilerin akademik ve mesleki gelecekleri için olumsuz sonuçlar doğurabilir. Ayrıca bu alan, kaçınmaların, yüksek olduğu da bir alandır.

Sosyal Fobinin Belirtileri Nelerdir

SF’de korkulan durumla karşılaşıldığında bedensel belirtiler ortaya çıkar. Bunlar yüz  kızarması, terleme, ağız kuruluğu, çarpıntı, nefes kesilmesi, nefes darlığı, mide barsak sisteminde rahatsızlık, diyare, kas gerginliği, titreme gibi. Bu sırada aklından geçen düşünceler “güçsüzüm, yetersizim, çirkinim, beğenilmiyorum, sevilmeye layık değilim, hata yapmamalıyım, mükemmel olmalıyım, kaygılı olduğumu belli etmemeliyim, rahat davranmalıyım, kusursuz görünmeliyim, herkesin beğenisini kazanmalıyım” şeklindedir. Bu düşünceler sonrasında oluşan kaçınma belirtileri ise korkulan ortama girmeme, korkulan ortamı terk etme, göz temasından kaçınma, ilgisiz şeyler düşünme şeklinde olabilir.

 

Uçak Korkusu

Uçma fobisi(Uçak korkusu), mevcut ruhsal bozukluklar sınıflandırma sistemi kapsamında spesifik fobiler altında durumsal bir fobi türü olarak tanımlanmaktadır.

Amerikan haberlerine  göre, insanların %10’u uçma konusunda ciddi düzeyde korku duymakta ve mümkünse bundan kaçınırlar ve %15’i ise oldukça fazla rahatsızlık duymasına rağmen uçmaya devam etmekte.

Uçma korkusu olan kişiler, nüfusun %3’ünü temsil eder. Sal gerçeklik terapisi yönteminden yaygın kullanılan fobi çeşididir.

Detaylı bilgi için tıklayınız…

 

Yeme Bozuklukları

Yeme Bozuklukları Nedir?

Yeme Bozuklukları anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza ve tıkınırcasına yeme bozukluğu gibi psikiyatrik hastalıkların içinde yer aldığı bir tanı grubudur. Bu hastalıklar ruhsal kaynaklıdır ve bedensel belirtiler ön planda gibi görünse de ciddi ruhsal sorunlarla birliktedir.

Anoreksiya nervoza; zayıf bir bedene sahip olma arzusu, kilo almaktan aşırı korku, beden imgesinde bozukluk ve adet kesilmesidir. Hasta kilo kaybetme amacıyla özel davranış biçimleri geliştirir. Hastaların yaklaşık yarısı bütün yiyecek alımını ileri derecede azaltarak kilo kaybeder. Bazıları yoğun egzersiz yapar. Hastaların diğer yarısı sıkı diyet uygular, ara sıra kontrol kaybederek tıkınırcasına yemek yer ve ardından bu yediklerini kusarak çıkarır.

Bulimiya nervoza; aşırı yeme atakları  ve ardından gelen kusmaların ön planda olduğu bir yeme bozuklukları tablosudur. Hasta yine zayıf bir beden sahip olmak istediği için anoreksiya nervozadaki gibi yediklerini dışarı atmak, kalori yapıcı etkilerini gidermek için çeşitli yollara başvurur. Ancak bu tabloda farklı olarak hasta hafif kilolu ya da normal beden ağırlığındadır.

 

Yükseklik Korkusu

Yükseklik Korkusu Nedir?

Bazı insanlar tehlikeli durumlara karşı aşırı hassas olurlar. Bu durum kimi zaman dönemsel, kimi zaman hayat boyu karşılarına çıkabilir. Yükseklik korkusu da bu tehlikeli durumlardan biridir. Bazı insanlar zeminden yükseğe çıkıldıkça paniğe kapılır. Bu korku yüksekte olmanın verdiği tedirginlikten çok daha fazladır. Yükseklik korkusu çeken insanlarda yalnızca zihinsel değil biyolojik değişimler de olmaktadır. Hatta bazı kişilerde bayılmaya kadar varan sorunlar görülebilir. Yükseklik fobisi bazen doğuştan gelen bir sorundur. Bazen ise çocukların çevredeki yükseklik korkusu olan insanları görmesiyle sonradan gelişebilir.

Kaçınmanın yoğunluğu kişinin özel durumunda bağlıdır, ancak bu tepkinin bir süreç içinde nasıl tezahür ettiğini tespit edebilmek önemlidir; yani, merdiven çıkmaktan, bir uçurum kenarında olmaya kadar, giderek artan yüksekliklerin tepki seviyelerinin belirlenmesi.

Bu önemli bir göstergedir ve sadece bozukluğun etkisi ve ilişkisinin analizinde değil, ne zaman ortaya çıktığını tespit etmek için önemlidir. Sanal gerçeklik terapisi ile aşamalı olarak ilerlenebilmesi açısından verimlidir.

Detaylı bilgi için tıklayınız…

 

özgül fobiler

Sanal Gerçeklik Terapisi Bilgilendirme

Video Bilgilendirme