Blog

Makaleler

Hangi Durumlarda ve Ne Zaman Psikoterapiste Gidilir?

Günlük hayatımızda çevremizle etkileşim içerisinde inişli çıkışlı ruh halleri ve değişken duygu durumları yaşamamız hayatın bir parçası olarak  olmazsa olmazdır. Ancak bazı durumlarda kişinin kendi içinde,  yakınları veya çevresi ile çözemediği ve desteğe ihtiyaç duyduğu durumlar söz konusu olur. Psikoterapi işte tam olarak insanın  desteğe ihtiyaç duyduğu özellikle bu tür zamanlarda alınması gereken temel sağlık hizmetidir.  Psikolog veya psikiyatrist olan bir psikoterapi uzmanına gitmek için belirli ölçütler veya kriterler bulunmadığından kişi bu ihtiyacını kendisi tespit edebilmelidir. Ancak birçok insan ruh sağlığı hizmetleri konusunda bilgi sahibi olmadığından veya çevresel olumsuz ön yargılardan dolayı hizmet almaktan uzaklaşır. Hâlbuki çoğu faklı kültürlerde günlük hayatı veya iyi olma halini etkileyecek bir sıkıntı olmasa dahi belirli zamanlarda danışmanlık almak diğer branşlarda olduğu gibi oldukça normal bir olaydır.  Bu tutum malesef gelişmekte olan toplumlarda gözlenmekte ancak zamanla kabullenilmesi ile kırılmaktadır. Ülkemizde de artık bu ön yargılar kırılmaya başlandığının ve toplum ruh sağlığının önemsendiğinin gözlemlenmesi sevindiricidir.

Süreç kişi kendi farkındalığı veya çevresi tarafından yönlendirilmesi ile sorunların varlığının farkına varması ve içerisinden çıkamadığı zorlantılı durumu çözme isteği ile başlar.

Örneğin,

  • Günlük aktivite ve yükümlülüklerinizi yerine getiremediğinizde,
  • Kendi kendinize yardım etmek istediğiniz halde artık çaresiz hissediyorsanız,
  • İş yerinde veya özel hayatınızda sürekli kaygılı ve tükenmiş hissediyorsanız,
  • İçinde bulunduğunuz sıkıntılı durumu çözmek için alkol veya uyuşturuculara yöneldiyseniz,
  • Dört haftayı aşkın şekilde korku, endişe veya depresyon yaşıyorsanız,
  • Uzun süreli olarak sosyal ilişkilerinizi terk ettiyseniz,
  • Aile, iş veya diğer sosyal ortamlarda sürekli yıkıcı çatışmalar yaşıyor ve öfkeleniyorsanız
  • Fiziksel bir sorun olmamasına rağmen uzun süreli ağrı, sürekli halsizlik, uyku bozuklukları, cinsel isteksizlik gibi sorunlar yaşıyorsanız bir ruh sağlığı uzmanına derhal başvurmanızda fayda vardır.

 

Sorunun kaynağını nasıl tespit ederim?

Danışanlar genellikle içinde bulundukları sıkıntılı durumun sonuçları üzerinden değerlendirirler ve sorunun kaynağını çoğu zaman tespit etmekte zorlanırlar. Örneğin,  ‘’kendimi uzun zamandır çaresiz ve bitkin hissediyorum’’, ‘’içinde bulunduğum durum sonsuza kadar sürecekmiş gibi hissediyorum’’, ‘’sürekli kötü bir olay olacakmış endişesi yaşıyorum’’ gibi şikâyetler ile başvururlar.

Danışanın başvurduğu dönemdeki sorunlardan yola çıkarak genel değerlendirme ve terapistin deneyimsel olarak belirlediği ekoller/yöntemler aracılığı ile kök nedenlere inilir. Ancak hernekadar güncel sorunlardan yola çıkılsa da sorunun kök nedenlerinin oluşum hikayesine göre kişinin geçmişte bir olay ya da bir süreç nedeniyle geliştirdiği çarpık düşünce veya uyumsuz duygu davranışlarını da tespit edilebilir. Yani tıpkı vücutta oluşan fiziksel bir ağrı gibi kişi sıkıntıyı fark eder ancak sıkıntıya neden olan temel sebeplerin ne olduğunu belirlemekte yetersiz kalır. İşte bu huzursuzluk halinde destek ihtiyacını anlayarak bir psikoterapiste başvurması gerekir.

İlk adımı nasıl atarım?

Kişinin kendisine aşağıdaki bazı soruları sorması ve aldığı cevaba göre ihtiyacını fark etmesi yeterli olacaktır. Sonra tek yapması gereken iyi bir hizmet alabileceği konusunda deneyimli bir ekiple çalışmaktır.

  • Olmam gerekenden daha fazla mı endişeliyim? Sürekli kendim ve çevrem için kaygılı mıyım?
  • Yaşadığım/yaşayacağım değişiklik huzurumu bozuyor mu?
  • Yaşadığım/yaşayacağım değişiklik benim ve hayatım ile ilgili neyi tehdit ediyor?
  • Kendimi çok değişmiş hissediyorum! Kendimi tanıyamıyorum!
  • Yerli yersiz endişeleniyor ve uzun süreli korku hissi yaşıyor muyum?
  • Uyku düzenim bozuk mu? Falza ya da az mı uyuyorum?
  • Sık sık işten izin mi alıyorum? Çalışamaz raporu mu alıyorum?
  • Özel hayatımda günlük işlerimi oldukça zorlanarak mı yapıyorum?
  • İş hayatımda günlük işlerimi yaparken motivasyonumun tükendiği oluyor mu?
  • İş yerimde sorumluluklarımı yerine getirmekte zorlanıyor muyum? Sık sık çaresizlik hissi yaşıyor muyum?
  • Girdiğim müzakerelerde öfkeleniyor muyum?
  • Sürekli çatışma halindeyim ve bu beni yoruyor mu?
  • Çevremde derdimi anlatacağım kimse var mı? Yanlızlık acısı çekiyor muyum?
  • Yaşadığım her durumu kendime dert ediyor ve endişeleniyor muyum?
  • Aile ve çevre ilişkilerinde sağlıklı ilişkiler yürütemediğim oluyor mu?

Bu sorular ve bunların dışında kişinin kendi ile ilgili normal olmayan durumu tespit etmesi ile başlar.

Peki Psikoloğa mı yoksa Psikiyatriste mi gitmeliyim?

Ruh sağlı hizmetleri temelde, tıp doktoru unvanına sahip bir psikiyatri hekimi, aile hekimi, psikolog/klinik psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve danışmanlarını kapsayan bir ekip çalışmasıdır. Teşhis ve tedavi planlamasında ve yürütülen tedavinin değerlendirilmesinde her zaman ekibe dâhil olan psikiyatri hekiminden destek ve onay alınması gerekir. Danışmanlık alınacak merkezin beraber çalıştığı ve tüm danışanlar için destek aldığı bir psikiyatri hekiminin olması psikoterapi sürecinin uygunluğu ve etkililiği açısından oldukça önemlidir. Psikoterapi bu konusunda eğitim almış bir psikolog/klinik psikolog, psikiyatrist ve psikolojik temelli sorunun çözümü için başvuran danışan, birey, aile, çift veya guruplar arasındaki iş birliği ve ekip çalışması ile ancak en verimli halini bulmaktadır.

 

Belirgin bir ruhsal sıkıntım olmasa da destek alabilir miyim?

Değişim insan hayatı için olmazsa olmazdır. Özellikle içinde bulunduğumuz çağda gelişen teknoloji, kültürel evrimleşmeler ve nesil geçişleri ile ivmelenerek artan değişim rüzgârı karşısında daha sağlam ve esnek durabilmek için belirli aralıklarla koruyucu amaçlı psikolojik eğitim almak önemlidir. Gerek özel hayat gerekse psikolojik güvenlik ortamının yeterli kalitede sağlanamadığı iş hayatlarında olsun bireysel koçluk ve destekleyici eğitim amaçlı olarak psikoterapi alması, kişinin özgüven ve uyum kabiliyetini artırarak hayat kalitesini yükseltici yani diğer bir değişle koruyucu bir kalkan oluşturmasını sağlar.  En azından ne zaman ve hangi konuda yardım almasını bilmesi gibi danışan için önemli bir yeti kazandırabilir.