Blog

Makaleler

çatışma

Sağlıklı Çatışma Yönetimi

Çatışma nedir?

Çatışmalar gerek özel hayatımızda gerekse iş hayatımızın kaçınılmaz bir parçasıdır. Çatışmalar yönetilmeye açık enerji kaynaklarıdır ve iyi yönetilmediğinde psikolojik güvenliğimizi ve ruh sağlığımızı olumsuz yönde etkiler. Çatışmanın konusu aile veya iş ortamında her ne kadar değişse de temelde tek dayanağı bireyler arasındaki farklılıktır. İnsan doğası ve çeşitliliğinden dolayı var olan fikir, çıkarlar, üslup, karakter, kültür, kuşak, algı, cinsiyet, normlar, değerler, inanç, bilgi, öncelikler, hedef, yöntem ve beklentiler gibi farklılıklardan ortaya çıkar.

Çatışma hayatımızda kaçınılmazdır ve sağlıklı yönetildiğinde yıkıcı olmaktan çok yapıcı da olabilir.  Tekniğini bildiğinizde yapıcı olarak ilişkinin korunması, sorunların çözümü ve uzlaşma konusunda üstünlük sağlayabilirsiniz. Çatışma yönetiminde muhakeme gücü önemlidir. Anlaşmazlığa neden olan kaynak iyi gözlemlenir ve analiz edilirse gerekli çözüm tekniği üretilerek bir krize neden olmadan  kolayca kontrol altına alınabilir. Burada temel çatışma kaynakları konu ve muhataplardır. Çatışma yönetimi süresince kişinin duygusal esnekliğe sahip olması tepkilerini kontrol edebiliyor olması işini oldukça kolaylaştıracaktır. Ancak bu seviyede bir kontrol gücü ve duygusal çeviklik ya uzun bir deneyim süreci ile ya da profesyonel olarak alınmış bir psikolojik destek eğitimi ile mümkündür.

 

Aile içerisinde çatışmaları yönetmek mümkün müdür?

Özel hayatta muhataplar eş, ebeveyn, çocuklarımız,  arkadaş veya aile bireylerimiz olabilir ve bu durumda temleden var olan duygusal bağlar söz konusu olduğundan diğer ortam çatışmalarından daha yıpratıcı ve zor olur genelde. Bu durumda konu aile olduğunda daha hassas davranmak ve konuyu daha detaylı muhakeme etmek sağlıklı bir çatışma ve sorunsuz bir uzlaşma sağlamak açısından önemlidir. Dünyada hiçbir ilişki yoktur ki beklenti olmasın. Bu gibi anlaşmazlıklarda çatışma konusunu, beklentilerin ve karşılıklı ihtiyaçları iyi analiz edilmesi, çatışmanın kurulmuş olan nezaket ve güven bağını incitmeyecek şekilde yönetilmesi, ailenin ruh sağlığının zarar görmemesi için oldukça önemlidir. Örneğin, eşinizin arkadaşları veya akrabaları ile daha çok zaman geçirmek istemesi ve sizin buna bir şekilde karşı çıkıyor olmanız. Bu durumda karşılıklı ihtiyacın belirlenmesi ve durumun nezaket ve güveni sarsmadan müzakere edilmesi önemlidir.  Eğer bu durum kontrol edilemiyorsa ve çatışma yıkıcı/zarar verici olmaya başlıyorsa bir aile ve çift psikoterapisi desteği almak oldukça elzemdir. Başvurulan psikiyatri hekimi veya psikolog uzmanlık konusu olarak durumu muhakeme eder.

Psikoterapi Desteği

Psikoterapist aileyi bir bütün olarak ele almakla birlikte her iki bireyi ayrı ayrı inceleyerek kaynakları belirler; çatışmayı çözemez belki ancak gerekli farkındalığı oluşturarak çatışmanın sağlıklı olarak tarafları yıpratmayacak şekilde yönetilmesini sağlar.  Bu desteğin alınması yönetilmemiş çatışmadan dolayı oluşacak diğer sorunları engeller. Zira yönetilmemiş çatışma yok olmaz ancak yön değiştirir. Yani evde sağlıklı olarak yönetilmemiş ve çözümlenmemiş bir çatışma kişinin iş hayatında veya faklı bir ortamda faklı bir tepki biçiminde vuku bulacaktır. Örneğin evde eşiyle tartışmış ancak bir çözüme varılmamış bir anlaşmazlık ertesi gün patronunuzla veya bir iş arkadaşınızla sebepsiz yere basit bir konudan dolayı tartışmanıza neden olabilir. Aynı şekilde iş yerinizde patronunuzla veya iş arkadaşınızla yaşadığınız ve yönetilememiş bir çatışma evde çocuğunuza yersiz yere azarlamanıza ya da trafikte tanımadığınız biriyle münakaşa etmenize sebep olabilir.

Özel ilişkilerin olmazsa olmaz unsurları güven, ilgi ve nezakettir. Güven tüm ilişkilerde olduğu gibi aile, eş ve arkadaşlık ilişkilerinde taşıyıcı kolondur. Nezaket ilişkiyi sağlıklı tutar, ilgi ise ileriye götürür ve ilişkininin dinamiğini belirler.

 

 

Peki ya iş hayatımda çatışma ve anlaşmazlıkları nasıl yönetirim?

İş hayatındaki çatışma faktörleri işin içeriğinden veya sektörden bağımsız ve suni olarak bilinçli bir şekilde konumlandırılmışdır. Zira şirketler ve kurumlar gelişmek ve kalkınmak için çatışmalardan beslenirler. Hangi sektör olursa olsun iş ortamı ve organizasyon tasarımı bunu temel alarak kurgulanır.  İş hayatındaki sağlıklı çatışma tekniği ise proaktif davranarak hazırlık yapmak ve iletişim yöntemleri geliştirmektir. Bunu doksan dakikalık bir futbol maçına benzetebiliriz. Nasıl musabakadan önce  karşı takım ve takımın  oyuncuları tek tek analiz edilir ve ona göre strateji belirlenirse iş hayatımızdaki iletişim ve çatışma yöntemlerimizi de bu şekilde kurgulamamız gerekir.

İletişimde en kolay çözülebilecek faktör fiziksel engellerdir. Her zaman tüm iş arkadaşlarınıza erişilebilir olduğunuzda bu ortadan kalkacaktır. Psikolojik engeller fiziksel engellere nazaran kontrol edilmesi daha güçtür. Birinin size ön yargısı olmadan doğrudan iletişime geçebilmesini sağlamak kolay sağlanabilen bir özellik değildir. Özellikle yargısız ve dürüst bir geri bildirimin henüz normalleşmediği kültürümüzde bu oldukça güçtür. Bu gibi iletişim sorunları, bireysel veya kariyer çıkarlar iş hayatındaki çatışma kaynaklarının en temel unsurlarıdır.

Çatışan Rolleri

Çatışmada kişilerin rolleri kişilik tiplerine ve deneyimlerine göre belirlenir. Çatışma konusu, kaynağı ve ölçülmüş riske göre taraflardan biri kaçınmacı, iş birlikçi, kabullenen veya rekabetçi olabilir.  Konu ve ortam ne olursa olsun en üst katmanda herzaman içinde yaşanılan toplum kültürü vardır. Monokronik toplumlarda proaktif(temkinli) yaklaşım vardır ve önceden planlı olduğundan müzakerelere/çatışmalara hazırlıklıdırlar. Tepkileri daha profesyonel ve çözümcüdür. Psikolojik olarak esneklerdir ve çatışmalar yıpratıcı değil aksine yapıcıdır. Örneğin, Almanya veya İngiltere.  Polikronik toplumlarda ise reaktif (tepkisel) davranış söz konusudur. Yani ön hazırlık olmadan olay anında hazırlıksız yakalandıklarından çatışmayı yönetemezler ve duygusal karşılık kaçınılmazdır. Bu duruma alışmış bireyler o anda doğru tepkiyi veremediklerinden olay geçtikten sonra aksiyon alırlar. Yönetilememiş çatışmadan  dolayı iş ve özel yaşamları arasında bu tepkiler rol değiştirerek ortaya çıkar ve yıpratıcı olur.

Çatışma yönetimi kaynağı veya ortamı nasıl olursa olsun öncelikle kaynağı ve muhatabı tespit edilmelidir. Çatışmaya konu olan muhatapları tespit ve analiz ederek uygun çatışma yöntemine (kabullenen, kaçınmacı, iş birlikçi veya rekabetçi) karar vermektir. Belki kendinize aşağıdaki soruları sorarak çatışma sürecinde duruşunuzu, yönteminizi ve amacınızı doğru bir şekilde belirleyerek  anlık tepkilerinizi kontrol edebilir ve yönetebilirsiniz.

Gerçekten konu nedir?

Konu sizin için ne kadar önemli?

Çatışmaya dâhil olan ve sonucundan etkilenecek kişiler kim?

Bu kişi(ler) ile olan ilişkim ne kadar önemli?

Karşınızdaki insanı kaybetmemek konu üzerinden elde edeceğiniz çıkarlarınızdan daha mı önemli?

Çatışmadan kaçınırsam ne kaybederim?

Kazanırsam elime ne geçecek?

İş birliği yapmak diğer durumlara göre ne kazandıracak?

Bunu çözebilecek yeteri kadar sürem var mı?

Çift ve Aile Terapisi