Blog

Makaleler

psikolojik sorunlar

Sanal Gerçeklik Terapisi (Virtual Reality Exposure Therapy)

Psikolojik Sorunlar ve Sanal Gerçeklik Terapisi

Sanal gerçeklik terapisi psikolojik sorunlar için 2000’li yılların başlarında Amerika Birleşik Devletlerinde kullanılmaya başlanmıştır. Temel anlamı ile simülasyon bir ortam yaratılarak sanki gerçekmiş gibi bir ortam yaratılmaktadır. Buna en yakın örneği uçak simülasyonları vermektedir. Artık gelişen dijital ve teknolojik gelişimler ile birlikte bir pilot ya da pilot adayı uçak simülasyonu merkezlerinde uçak kullanmaktadır.

Kişi özel cihazlar ve göz – kafa bölgesine geçirilen özel ekipmanlar ile birlikte oradaymış ve gerçekmiş gibi yaratılan üst düzey bir gerçeklik evreninde hareket etmektedir. Sanal gerçeklik terapisi %90 oranında ihtiyaçlara karşılık veren ve sonuca götüren başarılı bir çalışma yöntemidir. Aynı zamanda mevcut psikoterapi yöntemleri arasında en kıdemli ve pahalı tedavi yöntemlerinin ilkini oluşturmaktadır. Burada tamamen gerçeğe yakın ortamlarda hastanın fobisi olduğu unsurlara karşı geliştirdiği tepkiler fiziksel ve psikolojik olarak ölçülür.

Örneğin örümceklerden korkan bir kişiyi örümceklerle dolu bir orman görüntüsü içerisinde inceleyen uzmanlar örümcek gördüğü andan itibaren vücudun verdiği reaksiyonları, nabız ölçeklerini, kalp atışlarını ölçer. Bu sayede kişinin sosyal ve psikolojik fobileri karşısında ne derece hasta ve rahatsız olduğu, hastalığın hangi evresinde oldukları kolayca tespit edilmektedir.

Psikolojik Sorunlar ve Korkular Nelerdir?

Sanal gerçeklik terapisi birçok farklı fobilere karşı kapsamlı bir araştırma ve iyileştirme yöntemi geliştirmiştir. Aynı zamanda hastalığın belirtileri, etkileri ve neden olduğu sonuçlar konusunda da tıp ve psikoloji bilimlerinin daha gerçekçi sonuçlar elde etmesini olanaklı kılmıştır.

En yaygın karşılaşılan fobi tipine baktığımızda ilk olarak kapalı alan korkusu öne çıkar. Bu korkunun tıbbi adı klostrofobi olarak lanse edilmektedir. Kişinin hiçbir pencere ya da kapı gibi giriş çıkış imkanlarının olmadığı bir kapalı alanda nefeslerinin sıklaştırması, giderek korku ile kaygı arası duygularla paniğe kapılması en büyük belirtileri arasında yer alır. Sanal gerçeklik vasıtası ile birlikte hasta, kapalı bir alanda olduğu üç boyutlu bir ekranda yer alır. Bu sayede tepkileri ölçülür ve korkularının üstüne gidilir. Bir diğer korku ise araba korkusudur. Araba sürmekten ya da bulunmaktan dolayı duyulan şiddetli kaygı sanal gerçeklik terapisinin hedefleri arasındadır. Kişi, üç boyutlu simülasyon cihazları ile birlikte bir arabanın içindeymiş gibi hisseder. Böylece araba korkusu ile birlikte arabanın içinde geçen sürede hem fiziksel hem de psikolojik ölçülere ulaşılır.

Öğrencileri yakından ilgilendiren sınav korkusu da son yıllarda sanal gerçeklik terapisinin konuları haline gelmiştir. Öğrenci, bir sınav ortamına, bir sınıfa girilir. Tüm sınav süreçleri gerçekmiş gibi defalarca yaşanır. Bu noktada gerekli incelemeler ve gözlemler ile birlikte öğrencinin tam olarak neden kaygılandığına dair enformasyonlar elde edilir.

Sanal Gerçeklik Terapisi Uygulama Alanları

Sanal gerçeklik terapisinin uygulama alanları psikolojik sorunlar açısından ele alındığında psikoterapistin hayal gücü ile sınırlıdır denilebilir. Hemen her tip psikolojik sorun tipinde kullanımı mümkün olan güvenilir bir yöntemdir.

Sonuç olarak günümüz teknolojileriyle birlikte sanal gerçeklik terapi uygulamaları etkisi kanıtlanmış bir terapik müdahale biçimidir. Terapinin iyi seviyede uzmanlık sahibi bir psikolog veya psikiyatrist tarafından yapılması bu aracın etkisini ve etkinliğini arttırmaktadır.

Çalışma Alanları

Ana Sayfa